Uçuyorum Sanmıştım Düşüyormuşum

Hastalarımızın hikâyelerini okurken göreceksiniz, başta keyif veren ya da rahatlatan alkol ya da madde daha sonra fiziksel ya da ruhsal sağlıkta ve sosyal yaşamda ne çok sıkıntıya neden oluyor. Benjamin Dizraelli boşuna söylememiş “Alışkanlıkların zincirleri önceleri fark edilmeyecek kadar hafif, sonraları kırılamayacak kadar güçlü olur” diye. İşte bu yüzden kitabın adı Uçuyorum Sanmıştım, Düşüyormuşum: Düştüğünü Fark Edenlerin Hikâyesi. Alkol ya da maddenin reklama ihtiyacı yoktur. Kullanılan ilk dönemlerde haz ya da rahatlık sağlaması ve bunların satışı ile çıkar sağlayan bir kesimin olması kullanımlarının yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Öyleyse bir de şimdi bu kitabı henüz alkol ya da madde kullanımı ile ilgili yardım talebi olmayan belki de işin keyif/rahatlama döneminde olan kişilerin ya da onları tedavi için ikna edemeyen ailelerin okuduğunu düşünelim. Alkol ve madde nice ocakları söndürdü, nicelerin yüreğine ateş düşürdü. Tüm toplumlarda en büyük sağlık ve sosyal sorun olarak ortaya çıktı. Bunlar yaşanmış hikâyeler ve yaşanan duygular. Bu hikâyeler ve yaşattığı duygular ihtiyacı olanlara yol gösterecektir diye düşünüyorum.
Ülkemizde yatarak bağımlılık tedavisi gören en küçük kişinin yaşı 11, en büyüğünün ise 65 olduğu görüldü. Uyuşturucu ile mücadelede çözümler üretilmezse, gelecek günlerde felaket kaçınılmazdır. İlkokuldan başlayarak gerekli eğitimin verilmesi, gerekirse okul müfredatında bu konunun yer alması gerekir. Okullarda düzenli sağlık taramaları yapılmalıdır. Çünkü insan basit bir şekilde uyuşturucu müptelası olmuyor. Yayılma çevreden başlıyor. Eğer bir sınıfta uyuşturucu kullanan bir tane varsa, bu o çocuğun veya gencin etrafındakilere de yayılmaya başlıyor. Bunu engellemek için erkenden önlem alınmalıdır yoksa daha fazla gencin hayatının kararması kaçınılmazdır.

Birleşmiş Milletler Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezinin ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi ve TUİK verilerine göre Türkiye’de uyuşturucu kullanımı “her geçen gün ciddi artış göstermekte olduğu’’ şeklindedir.
Ülkemizde yatarak bağımlılık tedavisi gören en küçük kişinin yaşı 11, en büyüğünün ise 65 olduğu görüldü. Uyuşturucu ile mücadelede çözümler üretilmezse, gelecek günlerde felaket kaçınılmazdır. İlkokuldan başlayarak gerekli eğitimin verilmesi, gerekirse okul müfredatında bu konunun yer alması gerekir. Okullarda düzenli sağlık taramaları yapılmalıdır. Çünkü insan basit bir şekilde uyuşturucu müptelası olmuyor. Yayılma çevreden başlıyor. Eğer bir sınıfta uyuşturucu kullanan bir tane varsa, bu o çocuğun veya gencin etrafındakilere de yayılmaya başlıyor. Bunu engellemek için erkenden önlem alınmalıdır yoksa daha fazla gencin hayatının kararması kaçınılmazdır.
Üzerinde durulması gereken asıl önemli konu, ülkemizde uyuşturucu kullanımının giderek çoğalması, son zamanlarda hızla artan suç türlerinden birisi olan uyuşturucu madde ticaretini de beraber getirdiğidir. Uyuşturucu kullanıcılarının; uyuşturucu satıcılarından maddeyi temin ederken bu işten elde ettiği geliri, nereden temin ettiklerini mutlaka soruyorlar ki kullanan kişilerin birçoğunun sonradan satıcı olarak yakalandığını görüyor ve duyuyoruz. Ve bu soruların cevapları bir ağ gibi elden ele dolanarak ticaretin yaygınlaşmasına neden olduğu kanaatindeyiz. Kısaca uyuşturucu kullanıcıları ne kadar aza indirilirse satıcılığa özenti de o kadar azalacaktır. Şu hususu önemle vurgulamak istiyoruz. Dikkat edin satıcılar uyuşturucu kullanmaya meyilli demiyoruz. Uyuşturucu kullananlar satıcılığa tetikleniyor diyoruz.
Uyuşturucu ticaretinin artmasının bir nedeni de kolluk kuvvetlerinin yakaladığı maddelerin fiyatlarının medyada açıklanmasıdır. Haberlerde duyuyoruz “yaklaşık 2 milyon değerinde esrar ele geçirildi, piyasa değerinin yaklaşık 450 bin lira olan kubar esrar satıcıları yakalandı” gibi haberlerde uyuşturucu ticaretini tetikliyor. Çünkü belirtilen rakamlar öyle yüksek rakamlar ki bu olaya karışacak insanlar birkaç seferde zengin olacağım düşüncesi ile kendilerini yakıyorlar. Ayrıca bu fiyat belirlemesini kim yapıyorsa merak ediyorum elinde ne tür bir uyuşturucu fiyat listesi var. Veya bu fiyat listesi neye, kime göre düzenlenip belirleniyor. Bunun fiyatının belirlendiği bir uyuşturucu piyasası mı var? Bilmem farkında mısınız uyuşturucu tacirleri yani halk tabiriyle yakalanan torbacılara her gün bir yenisi ekleniyor. Ve yakalandıkça bir virüs gibi eksilmeyip çoğalıyorlar.
Uyuşturucu sorununa bireysel değil de toplumsal bakmak gerekir. Çünkü uyuşturucu kullananların yarısından fazlası uyuşturucu ticaretine yönelmektedir. Ve genellikle gençler kandırılmaya müsait kişilerdir. Medyada yayınlanan bu rakamlar insanlara o kadar cazip geliyor ki uyuşturucu yüzünden nice yuvaların yıkıldığını, nice anaların evlatlarını toprağa verdiğini ve bu anaların ah ve bedduasının her zaman üzerlerinde olduğunu, uyuşturucu ile gelen kazaların, hastalıkların arttığını kestiremiyorlar. Hepsinden önemlisi bölücü terör örgütüne hizmet ettiklerini bilmiyorlar.
Sonuç olarak yakalanan uyuşturucuların fiyatları açıklanarak işsiz, çaresiz gençlerin kandırılması daha da kolaylaşıyor ve zehir tacirlerine her gün bir yenisi ekleniyor.

KÜNYE BİLGİLERİ

Uçuyorum Sanmıştım Düşüyormuşum
Derleme- Bakırköy AMATEM
Kaknüs Yayınları
Yayın Tarihi: 2015
Türü: Psikoloji
176 Sayfa
Enzo, 13,8×21
ISBN: 978-975-256-370-4