‘Terör’ün ve ‘Cihad’ın Retoriği

Bu makalenin amacı, “terör” ve “cihad” kavramlarının retorik olarak kullanılmasının yol açtığı sorunları ve bu retoriklerin, medeniyetlerin arasında iletişimsel sürecin kurulmasını nasıl engelledi!ini göstermektir. Bu çalışmada “retorik” sözcüğü ile kastedilen, dilin ikna edici biçimde, belli menfaatleri,özellikle de siyasal hedefleri gerçekleştirmek için kullanımıdır. Soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte küreselleşmenin önündeki tüm engellerin kalktığına dair ciddi bir iyimserlik havası hakim olmuştu. Ancak, Pandora’nın kutusu 11 Eylül 2001’de açıldı; küreselleşen dünyanın Leviathan’ı[2] olarak gözüken ABD’nin kalbindeki iki kuleyle beraber iyimserlik havası da çöktü. Bu olayla, 1991’de meydana gelen Körfez Savaşı nedeniyle, hakim olan iyimser bakışa zaten şüpheli yaklaşmakta ve “medeniyetler çatışması” tezini savunmakta olanların yaklaşımı daha çok ön plana çıktı. Bu olayın tetiklediği tartışmalar din felsefesinden siyaset felsefesine, dil felsefesinden etik ve hermeneuti!e, uluslararası ilişkilerden teolojiye kadar birçok ayrı alanı ilgilendirmektedir.
 
 
Künye Bilgileri

‘Terör’ün ve ‘Cihad’ın Retoriği
Caner Taslaman
İstanbul Yayınevi
Yayın Tarihi: 2007
8. Baskı
13,5×19,5
80 Sayfa
Türü: Bilim, Din Bilim, Felsefe
ISBN: 9789758727032
 
‘Terör’ün ve ‘Cihad’ın Retoriği
E-Kitap okumak için tıklayın