Sağlıkta Hayaller Yalanlar ve Gerçekler

E-Kitap okumak için tıklayın

İçindekiler

1. Yalan: istediğim hastanede tedavi oluyorum.

Gerçek: sağlık sigortalı hastalar eskiden öncelikle devlet ve üniversite hastanelerinde, sevk almak koşuluyla da sözleşmeli özel hastanelerde tedavi olabiliyorlardı. Evet, şimdilerde hepsinde değil ama, sosyal güvenlik kurumu’yla sözleşme imzalayan özel sağlık kurumlarında tedavi olabiliyorlar. Yalnız küçük bir sorun var; taburcu olurken önlerine konulan milyarlarca liralık faturayı ödeyebilmeleri gerekiyor!

2. Yalan: hastanelerde rehin kalma ayıbına son verdik.

Gerçek: evet, hastaneler faturayı ödeyemeyen hastaları artık rehin almıyor. Hastaya senet imzalatılıyor, sonra icra memurları geliyor. Ödeyemeyenlere de hapishane yolu görünüyor.

3. Yalan: genel sağlık sigortası yasası çıkardık. Artık herkesin sağlık sigortası var.

Gerçek: işsizlik sigortasından yararlanama- yan işsizler, kayıt dışı sektörde çalışanlar, primini ödeyemeyen esnaf ve sanatkârlar, pri- mini ödeyemeyen çiftçiler, 18 yaşını dolduran ve çalışmayan kız çocukları genel sağlık sigortasından yararlanamıyor.

4. Yalan: genel sağlık sigortası primini ödeyemeyen vatandaşların primlerini devlet ödeyecek.

Gerçek: yasaya göre aylık geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olan her vatandaş prim ödemek zorunda. 1 ocak 2012’den itibaren fakirlik testinden geçemeyen milyonlarca vatandaşın yeşil kartı iptal edilecek.

5. Yalan: genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanılacak.

Gerçek: sağlık hizmeti alabilmek için düzenli olarak genel sağlık sigortası primi ödemek yetmiyor. Ayrıca katılım payları ve ilave ücret ödemek gerekiyor.

6. Yalan: genel sağlık sigortası bütün sağlık harcamalarını karşılayacak.

Gerçek: sigortalı vatandaşlara verilecek hizmetlerin kapsamı, miktarı ve süresi sosyal güvenlik kurumu tarafından sınırlanabilecek. Temel teminat paketi dışında kalan hizmetler için “tamamlayıcı sigorta” yaptırmak veya cepten ödemek gerekecek.

7. Yalan: genel sağlık sigortası ile vatandaşlara mevcut olanların dışında ek bir yük getirilmedi.

Gerçek: sağlık durumu gereği tek kişilik odada yatması gereken hastalardan “lüks oda ücreti” adı altında yüzde üç yüz ücret alınıyor. Ayrıca bütün hastalar sosyal güvenlik kurumu’nun belirleyeceği “istisnai sağlık hizmetleri” için yüzde üç yüz katılım payı ödeyecek.

8. Yalan: sigortalılar sadece ayaktan muayenelerde katılım payı ödeyecek.

Gerçek: genel sağlık sigortası yasası’nda 2009 yılında yapılan değişikliğe göre bundan sonra hastaneye yatanlar da, ameliyat olanlar da katılım payı ödemek zorunda kalacak.

9. Yalan: muayene katılım payı sadece 2 tl olacak.

Gerçek: genel sağlık sigortası’nın yürürlüğe girdiği daha ilk gün muayene ücretlerine zam yapıldı. Uygulama yargıdan döndü ama hükümet yeni bir düzenleme yaparak muayene ücretlerini % 650 arttırdı. (aile hekimliği muayeneleri için getirilen 2 tl katılım payı yargı tarafından tekrar iptal edildi.) Artık her bir muayene için devlet hastanelerinde 8, özel hastanelerde 15 tl muayene ücreti ödeniyor. Üstelik, bu düzenlemelerle, daha önce muayene ücreti ödemeyen ssk’lı aktif çalışanlar, yeşil kartlılar, kamu çalışanları ve emeklileri ile aile bireyleri de artık ücret ödemek zorundalar.

10. Yalan: sigortalılar, sözleşme imzalayan sağlık hizmeti sunucularından hiçbir bedel ödemeksizin faydalanabilecekler. İsteyen istediği hastaneye gidebilecek.

Gerçek: milyarlarca lira ilave ücret ödeyemeyen vatandaşlar genel sağlık sigortalı olsa bile özel hastanelerden yararlanamıyor. Yeşil kartlı hastalar ise üniversite hastanelerine ancak sevk ile gidebiliyor, özel hastanelere ise hiç gidemiyor.

11. Yalan: özel hastanelerdeki ilave ücretler yüzde yirmiyi geçmeyecek.

Gerçek: yasa ilk çıktığında hiç yoktu ilave ücret. 2009’da yüzde otuz oldu. 2010’dan itibaren ise uygulama tamamen değişti. Artık yüzde yetmiş ilave ücret ödeyebilen “a sınıfı” sigortalılar a sınıfı hastanelere; yüzde altmış ilave ücret ödeyebilen “b sınıfı” sigortalılar b sınıfı hastanelere; yüzde elli ödeyebilenler c sınıfı hastanelere, yüzde kırk ödeyebilenler d sınıfı hastanelere, yüzde otuz ödeyebilenler e sınıfı özel hastanelere gidebiliyor. Üstelik herhangi bir denetim olmadığı için bazı özel hastaneler vatandaşlardan yasal sınırın çok daha üzerinde para alıyorlar.

12. Yalan: genel sağlık sigortalı bütün vatandaşlar eşit olacak.

Gerçek: sosyal güvenlik kurumu özel hastanelere giden vatandaşları ödeme güçlerine göre a, b, c, d, e sınıflarına ayırdı. Bundan böyle herkes sınıfını bilecek, özel hastaneye ona göre gidecek. İlave ücret ödeme gücü olmayan vatandaşlar mecbur kalsalar bile özel hastanelerin kapısından içeri giremeyecek.

13. Yalan: 18 yaşın altındaki çocuklar koşulsuz olarak genel sağlık sigortası kapsamına alındı.

Gerçek: annesi, babası sigortalı olmayan ve yeşil kart alamayan ailelerin çocukları genel sağlık sigortasından yararlanamıyor.

14. Yalan: 18 yaşın altındaki çocuklar için bütün sağlık hizmetleri ücretsiz.

Gerçek: 18 yaşın altında da olsa bütün hastalar katılım payı ve ilave ücret ödemek zorunda.

15. Yalan: sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası (ssgss) yasası’nı sağlıkta ve sosyal güvenlikte norm ve standart birliği sağlamak için çıkarttık.

Gerçek: ssgss yasası ımf ve dünya bankası’nın direktifleriyle çıkarıldı. Norm ve standart birliği sağlanmadı ama emekli maaşı oranları % 23-% 33 düşürüldü, emeklilik yaşı 65’e, prim gün sayısı 7.200’e çıkarıldı. Emeklilik gerçekti, hayal oldu.

16. Yalan: ssk hastanelerini sağlıkta tek çatı oluşturmak için sağlık bakanlığı’na devrettik.

Gerçek: ssk hastaneleri “tek çatı altında topluyoruz” bahanesiyle özelleştirilmek için sağlık bakanlığı’na devredildi, tasfiye edildi. Şimdi, meclis’te bekleyen kamu hastane birlikleri yasa tasarısı’na göre devredilen ssk hastaneleri de dahil sağlık bakanlığı’na bağlı hastaneler doksan parçaya bölünecek, doksan çatı oluşacak.

17. Yalan: devlet hastanelerini özelleştirmeyeceğiz, özerkleştireceğiz.

Gerçek: kamu hastane birlikleri yasa tasarısı meclis’ten geçerse devlet hastaneleri şirket hastanelerine dönüşecek. Yönetim kurulu’na ticaret odası’nın temsilcisi girecek, hastaneyi satmak da dahil her türlü yetkiye sahip olacak.

18. Yalan: aile hekimliği hizmetini başlattık. Aile hekimleri aile fotoğrafında yer alacak, evlere gidecek, yedi gün yirmi dört saat hizmet verecek. Bütün sağlık sorunlarınızı aile hekiminiz takip edecek.

Gerçek: aile hekimleri sadece mesai saatleri içerisinde hizmet verir. Mesai dışında çalışmaz, eve gelmez. Aile hekimliği başlayalı beş yıldan fazla geçti. Ancak sevk zinciri nedense bir türlü kurulamadı. Aile hekiminin kendisine bağlı vatandaşların bütün sağlık sorunlarını takip edebilmesi mümkün değil.

19. Yalan: aile hekiminiz sizi doğumdan ölüme kadar izleyecek.

Gerçek: aile hekimlerinin iş güvencesi yok. Sözleşmesi her an için feshedilebilir, siz de kendinize yeni bir aile hekimi bulmak zorunda kalabilirsiniz.

20. Yalan: aile hekimliğine geçilince sağlık ocaklarındaki gibi yığılma olmayacak.

Gerçek: dünyanın diğer ülkelerinde bir aile hekimine bin beş yüz, iki bin nüfus bağlı iken türkiye’de üç bin beş yüz, dört bin nüfus bağlı. Aile hekimleri bütün gün yoğun bir şekilde hasta bakıyorlar.

21. Yalan: sağlıkta performans sistemi kaliteyi arttırdı.

Gerçek: Performans Uygulaması Sadece Komplikasyonları Arttırdı. Sistem Zaten Kaliteyi Ölçmüyor.

22. Yalan: Sağlık Çalışanlarına Performansa Göreödeme Getirdik. Hepsi Çok Memnun.

Gerçek: Sağlık Bakanlığı’nın Bizzat Kendi Yaptırdığı Sağlık Personeli Memnuniyet Araştırması Tam Aksini Söylüyor. Performans Çalışma Barışını Bozdu, Mesleki Etik Değerleri Aşındırdı, Suistimallari Artırdı. Sağlık Çalışanları İnsani/Güvenli Koşullarda Çalışarak Emekliliğe Yansıyan Güvenceli Ücret İstiyorlar.

23. Yalan: Vatandaşların Sağlık Hizmetine Ücretsiz Ulaşabilmesi İçin Tam Gün Yasasını Çıkardık, Kamuda Çalışan Hekimlerin Muayenehanelerini Kapattırdık.

Gerçek: Son Yedi Yılda Kamuda Çalışan Doktorların Büyük Çoğunluğu Muayenehanelerini Kapattı. Bugün Yüzde Doksan İkisi Zaten Tam Gün Çalışıyor. Ancak Vatandaşların Sağlık İçin Ceplerinden Yaptıkları Harcamalar Azalmak Bir Yana Üç Kat Arttı.

24. Yalan: Sağlık Bakanı Sağlıkta Tam Gün Uygulamasının Gerekli Olduğuna İnanıyor. Vatandaşlar Anne, Babalarını Sırtlarına Alıp Muayenehane Merdivenlerini Tırmanmasın Diye Muayenehaneleri Kapattırıyor.

Gerçek: doktorluk yaparken, erzurum’da hem üniversitede çalışıp hem muayenehane işleten sağlık bakanı’nın kendisidir. Muayenehanesi kaçıncı kattaydı açıklasa da bilsek.

25. Yalan: ttb doktorların tam gün çalışmasına karşı çıkıyor

Gerçek: Tüm Sağlık Çalışanları Olarak Tam Gün Kölelik Düzenine Karşı Çıkıyor; Grevlitoplu Sözleşmeli Sendikal Haklar Ve Emeğimizin Karşılığını Alacağımız, Emekliliğe Yansıyacak, Güvenceli Ücretlerle Tam Süre Çalışmak İstiyoruz. Bu Konuda Hazırladığımız Yasa Tasarısı Önerisini Sağlık Bakanı’na Da İlettik.

26. Yalan: Doktorlar On Yedi Bin Lira Maaş Alıyor.

Gerçek: Kamuda Çalışıp O Kadar Maaş Alan Tek Doktor Olsa Olsa Sağlık Bakanı’dır.

27. Yalan: sendikaya üye olmak anayasal bir haktır.

Gerçek: türkiye’de yaklaşık beş yüz özel hastane var. Sendikanın girebildiği özel hastane sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor. Sendikaya üye olan işten atılıyor.

28. Yalan: türkiye’de tıp fakültesi sayısı yetersiz.

Gerçek: türkiye’de yetmiş dört tıp fakültesi var. Bir milyon nüfusa düşen tıp fakültesi sayısı dünya ortalamasının üç katından fazla.

29. Yalan: mali sıkıntıya düşen tıp fakültelerine yardım yapıyoruz.

Gerçek: bütçeden tıp fakültelerine yeterli kaynak ayrılmıyor. Sonra da mali yardım adı altında sağlık bakanlığı’na bağlanıyor; tıp fakültelerinin idari, mali, bilimsel özerkliği yok ediliyor.

30. Yalan: performans sistemi tıp fakültelerinin yararına olacak.

Gerçek: tıp eğitimi aksayacak, tıp fakülteleri hizmet hastanesine dönecek.

31. Yalan: biz gerekli düzenlemeleri yaptık ama doktorlar hastalara ilgi göstermiyor, yeterli süre ayırmıyor.

Gerçek: telefonla randevu sisteminde hastaya ayrılan süre on dakikayı bile bulmuyor. Randevusuz hastalar da eklenince hasta başına düşen toplam süre beş dakikaya kadar iniyor.

32. Yalan: ilaca erişim kolaylaştı. İstediğim hastaneden ilacımı alıyorum.

Gerçek: sosyal güvenlik kurumu’nun bilgisayar sistemi doğru düzgün çalışmadığı için ilacını almak isteyen hastalar eczane eczane dolaşmak zorunda kalıyorlar. Üstelik, sosyal güvenlik kurumu (sgk) birçok ilacı ödeme listesinden çıkarttı. Bu ilaçların parasının tamamını vatandaşlar ceplerinden ödüyor. Dahası, sgk hesaplama yaparken benzer, eşdeğer ilaçların en ucuzunu esas alıyor. O ilaç eczanelerde bulunmasa bile reçetede yazılı olanla en ucuz ilaç arasındaki fark da hastaların cebinden çıkıyor.

33. Yalan: tıbbi malzemelere erişim de kolaylaştı.

Gerçek: sgk, şeker çubuklarında olduğu gibi birçok tıbbi malzemeyi doğrudan ödemiyor. Hastaların bu malzemeleri kendi paralarıyla alıp sonra bedelini sgk’dan geri almaları gerekiyor. Bu da uzun ve zahmetli bir iş olduğu için vatandaşlar tıbbi malzemelerin parasını kendi ceplerinden ödedikleriyle kalıyorlar.

34. Yalan: sağlık çalışanları hallerinden memnun. Bu nedenle sağduyulu sağlıkçılar örgütlerinin eylem çağrısına katılmıyor, eylemleri marjinal gruplar yapıyor.

Gerçek: hekimi, hemşiresi, dişhekimi, laborantı, ebesi, eczacısı, radyoloji teknisyeni, taşeron işçisi, bütün sağlıkçılar hallerinden şikayetçi. Bu nedenle sağduyulusu, solduyulusu tekmil sağlıkçı sınıfı eylemler yapıyor.

35. Yalan: sağlık “reformu” çerçevesinde sağlıkta etkili sevk zinciri kuracağız.

Gerçek: ekim 2008’de dört ilde başlatılan sevk zinciri uygulaması büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı. Sağlık “reformu” sekiz yılını doldurdu, her nedense sevk zinciri hâlâ kurulamadı.

36. Yalan: hükümetimiz işçi sağlığına çok önem veriyor, gereken tedbirler alınıyor.

Gerçek: bursa mustafakemalpaşa’da on dokuz, balıkesir dursunbey’de on üç, zonguldak’ta otuz, edirne keşan’da üç, ankara ostim’de yirmi, kahramanmaraş elbistan’da dokuz ölü. Trafik kazalarından değil, son birkaç yıldaki iş kazalarından bahsediyoruz. Bu ülkede her gün yüzlerce iş kazası yaşanıyor. Her gün üç işçi hayatını kaybediyor, onlarcası yaralanıyor.

37. Yalan: iş kazaları “kader”dir.

Gerçek: geçen yıl zonguldak’taki maden kazasında ölen iki işçinin cesetlerine aylarca ulaşılamadı. Çalışma bakanı’na göre onlar “güzel ölmüşler”di. Başbakan’a göre de iş kazaları “kader”miş. Bu işin “fıtrat”ında varmış ölmek. Oysa iş kazalarının sebebinin kader değil, patronların kâr hırsı olduğunu biliyoruz. İş kazalarının sorumlusu patronlar ve işçi sağlı ğı, iş güvenliği konusunda gerekli önlemleri almak yerine bu alanı daha da kontrolsüz, denetimsiz hale getiren akp hükümeti’dir.

38. Yalan: kamu kurumlarında çalışan sağlıkçıların sayısını arttırdık.

Gerçek: sağlık bakanlığı kadrolu personel almak yerine hizmetleri taşeron firmalara devretmeyi tercih ediyor. Kamu kurumlarında en çok taşeron çalıştırma yarışında başı sağlık bakanlığı çekiyor. Üç yüz bin kamu çalışanının görev yaptığı bakanlık’ta yüz on sekiz bin de taşeron işçi çalışıyor.

39. Yalan: taşerondan satın alarak hizmet kalitesini arttırıyoruz.

Gerçek: sağlıkta taşeronlaşma sadece sağlık çalışanlarının iş güvencesini, çalışma ve yaşam koşullarını kötüleştirmekle kalmıyor; sağlık hizmetinin kalitesini düşürüyor, hastaların hayatını tehdit ediyor. 2005 yılı haziran ayında edirne’de, temmuz ayında manisa’da, ağustos ayında kayseri’de, 2008 yılı temmuz-ağustos aylarında ankara’da, eylül ayında izmir’de, 2009 temmuz ayında şanlıurfa’da onlarca bebek hastane enfeksiyonları nedeniyle topluca hayatını kaybetti. Hepsinde sorumlu aynıydı; sağlıkta taşeronlaştırma.
40. Yalan: taşeronlaşma yoluyla maliyetleri düşürüyoruz.

Gerçek: 26 mayıs 2009 gecesi bursa devlet hastanesi’nde çıkan yangında sekiz hasta yaşamını yitirdi. Raporlar yangının çıkış sebebini ortaya koydu; radyoloji ihalesini alan taşeron firma yangına dayanıksız ucuz kablo kullanmıştı. Sağlıkta taşeron uygulaması maliyetleri düşürmüyor ama hayatları ucuzlatıyor.

41. Yalan: bürokratlarımız gece gündüz halkın iyiliği için çalışıyor.

Gerçek: bal tutan parmağını yalar derler. Sosyal güvenlik “reformu”nun başındaki bürokrat uluslararası bir ilaç şirketinin türkiye yöneticisi, sağlık “reformu”nun başındaki ise devletten beslenen bir özel üniversiteye rektör oldu.

42. Yalan: sağlıkta yolsuzluklara son verdik.

Gerçek: sağlıkta yolsuzluklar bitmek bir yana kat be kat arttı. Emniyet genel müdürlüğü kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı’nın 2010 raporu’nda yer alan bilgilere göre sağlık sektörü yolsuzlukta birinciliği gene kimselere kaptırmadı. Geçen yılki yüz elli beş yolsuzluk operasyonundan elli dördü sağlık alanında gerçekleştirildi.

43. Yalan: vatandaşlar hastanelerde artık kuyruklarda beklemeden, rahat hizmet alıyorlar.

Gerçek: hastanelerdeki hizmetlerin düzelip düzelmediğinin en iyi göstergesi acil servislerdir. Son yıllarda acillerin yükü iyiden iyiye arttı, istihap haddini aştı.

44. Yalan: sağlıkta işler iyiye gidiyor.

Gerçek: daha birkaç ay önce iki buçuk aylık kübra bebek samsun’da açlıktan öldü. “alamıyordum, mama bile alamıyordum… gücüm yetmiyordu.” Diyordu annesi.

45. Yalan: sağlıktaki hedefimizin özelleştirme olduğu iftiradır.

Gerçek: altında cumhurbaşkanı’nın, başbakan’ın, sağlık bakanı’nın da imzasının bulunduğu avrupa birliği üçüncü ulusal programı’nda sağlık resmen özelleştirme kapsamına alındı.

46. Yalan: vatandaşların iyiliği için reform yapıyoruz. Sağlık reformumuz yerli malıdır.

Gerçek: sağlık “reformu” bir ımf ve dünya bankası projesidir. “reform”un sekiz yıllık uygulanmasından kazançlı çıkan tek kesim yerli ve ulusötesi sermaye sınıfı, özel hastane patronları oldu. Biz hastalandıkça onlar kazandı, onlar kazandıkça biz kaybettik. Akp döneminde en fazla büyüyen medıcalpark hastanelerinin patronu bakın ne diyor: “tayyip erdoğan idolüm, ona sevdalıyım.”

47. Yalan: sağlıkta ne yapıyorsak vatandaş için yapıyoruz.

Gerçek: sağlık “reformu”ndan en çok yandaşlar nasipleniyor. Bütün fabrikaları özelleştirilen tekel’in istanbul unkapanı’nda altın kıymetindeki binası ilansız, ihalesiz yandaş bir özel hastane grubuna devredildi.

48. Yalan: devr-i iktidarımızda hiç bir hastaneyi özelleştirmedik.

Gerçek: osmanlı padişahı ikinci mahmut’un karısı bezm-i alem valide sultan’ın fakir fukara, garip gureba için yaptırdığı hastane özelleştirildi. Mütevelli heyeti’nin başkanlığına da eski bir akp milletvekili getirildi. Sadece vakıf gureba hastanesi’nin on dokuz bin metrekarelik gayrimenkulü değil, eyüp’teki üç yüz otuz üç bin metrekarelik gayrimenkulün kullanım hakkı ve beşiktaş’taki beş bin metrekarelik taşınmazların kiraları da özel hastaneye “devredildi.”

49. Yalan: türkiye sağlıkta çağ atladı.

Gerçek: hükümet, türkiye ekonomisinin dünyanın on yedinci büyük ekonomisi olmasıyla övünüyor. Oysa, birleşmiş milletler’in sağlık göstergelerini de içeren 2010 yılı insani kalkınma indeksi’nde türkiye, yüz altmış dokuz ülke arasında seksen üçüncü sırada yer aldı.

50. Yalan: beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda.

Gerçek: ya sonra, hastalanınca ne oluyor peki? Onlar “istihareye yattım, rabbim cleveland dedi” diyerek soluğu amerika’larda alıyor, bize dokuzuncu hariciye koğuşları kalıyor.

Künye Bilgileri

Sağlıkta Hayaller Yalanlar ve Gerçekler
Türk Tabipleri Birliği
Türü: Sağlık, Sağlık Bilimleri, Çalışma Hayatı, Kamu Yönetimi, Sağlık Politikası, E-kitap İndir, E-kitap oku
Yayın Tarihi: Mayıs 2011
20 Sayfa
ISBN:

 

E-Kitap okumak için tıklayın