Çocuk ve Medya Çocuk Görüşü Kitabı – 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi

Önüm, Arkam, Sağım, Solum Medya: Sobelenmeyeceğiz!..
 
Medya konusunda çocuk görüşü alınmasına niçin karar verdik? Kongre’de çocukların kendilerini ilgilendiren bir konuda görüşlerini açıklamaları ve temsil haklarını kullanabilmeleri için…
I.Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi’ne çocuk başvuruları için Ben ve İletişim Araçları başlığını belirledik. 9-18 yaş grubu çocukların
sözlü ve yazılı görüş, resimle görüş bildirme (Poster), karikatür, fotoğraf ve film türlerinin birinde başvuru yapmalarını önerdik. Okullara afişler gönderildi ve duyurular yapıldı. Bu amaçla, Çocuk ve Medya Hareketi ile Kongre’nin internet sitesinde özel bölüm
hazırlandı. Kongre’ye çocuk başvurularının nasıl yapılacağı ise Çocuk Katılımı Yönergesi ile belirlenmişti. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi Yönergesi ile Çocuk ve Yetişkin Komisyonları Yönergesi, Kongre’de görev yapacak çocuk ve yetişkin delege adaylarına önceden duyuruldu.
Türkiye’de çocuk ve medya çerçevesinde çocukların görüşlerini açıklayacakları ortamlar çok az. Birkaç örnek dışında bu ortamların olmadığını bile rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bu noktada çocuk ve medya ilişkisi için üç soru sorabiliriz: Çocuklar kendilerini ilgilendiren konularda görüş açıklayabiliyor ve
medya bu görüşlerin ilgili yerlere ulaşmasına aracı oluyor mu? Çocuklar medyada temsil ediliyor mu? Çocuklar yaş düzeylerine uygun
medya ürünlerini oluşturabiliyor mu?
Çocuk ve medya ilişkisine odaklı bu üç soruya tek bir sözcükle cevap vermek mümkün: Hayır!.. Buna karşılık, yetişkinlerin birer
maskotu olarak arada çocukların seslerini duyuyoruz, yazılarını okuyoruz. Ne yazık ki bu göstermelik süreçlere ne çocuk bakışı
yansıyor ne de çocukların görüşleri. Bu yaygın anlayışın çocukları kalıplayıcı aile ortamlarından ve eğitim sisteminden kaynaklandığı ise bugün artık ortak kabullerden biri durumuna gelmiştir.
Çocuk ve medya konulu bir Kongre’de çocukların görüş açıklaması bir ayrıcalık değil bir haktır. Kongre sonunda çocukların yetki ve sorumluluk alması sağlanamazsa çocuklar bu Kongre’de de maskot olarak yer almış olmaktan öte bir işlevi yerine getirmemiş olacak.
Ben ve İletişim Araçları başlığı atlında görüş bildiren çocukların çoğunluğunun yetişkinlere yönelik programları tercih ettiklerini fark ettik. Zaten gazete ve televizyonlarda çocuk haberleri ve yarışma programları dışında çocuk yok gibi. Çocuk televizyonlarını izleyen çocukların çoğunluğu ise 9 yaşın altında. Bunun anlamı ise çok açık: Medya toplumunda çocukluk yaşı giderek küçülüyor ve çocuklar erken yaşta yetişkinlere yönelik programları izlemeyi tercih ediyorlar.
Çocuk başvurularının bir diğer ortak yönü ise, yaş farkına karşın, yazılı görüşlerin çoğunluğunun dilinin birbiriyle benzerliği hatta
yetişkin dil dizgesine yakın olması. Örneğin; 10 yaşında bir çocukla, 15 ya da 17 yaşındaki ilk gençlik çağındakilerin kullandığı dil ve ifade biçimi neredeyse aynı.
Çocukların başvurularını inceleyen çocuk kitabı yazarları ve gelişim uzmanlarının, çocukların yaş düzeylerinin üzerinde bir dil kullandıklarını belirlemeleri de zor olmadı. Çocuklar adına gönderilen sözlü ve yazılı görüş, poster, karikatür, fotoğraf ve filmlere
yetişkin elinin değdiği örnekleri elemek daha kolay oldu.
Kongre’ye delege seçilebilmek için başvuran çocukların ortak yönü ise, medyadan çocukların korunmasına yönelik görüşlerin ağırlıkta
olmasıydı. Söz konusu bu görüşlerin çocuklardan ziyade yetişkinlerin kaygılarını yansıttığını burada vurgulamış olmakla yetinelim.
Ben ve İletişim Araçları çerçevesinde görüş bildiren çocukların bir bölümü ise çocuk-medya ilişkisini anne-babalarından farklı yorumluyorlar. Anne-babaların medyayı güvensiz mecra kabul etmelerine karşılık, çocuklar medyanın olumlu yönlerinden yararlanmak için daha meraklı ve istekliler. Anne-babalar çoğunlukla geleneksel medya televizyonla yetinmeyi tercih ediyor. “Ekran kuşağı” çocuklarının ise bilgisayar oyunlarından internet programlarına, akıllı telefonlardan i-pad’lere kadar her tür ekrana ilgileri daha fazla.
Çocuk başvurularını heyecanla beklemiş, gönderilen başvurular üzerinde birkaç ay göz gezdirmiş, okumuş ve izlemiş biri olarak şu sonuca ulaştım: Türkiye, medya okuryazarlığı becerisini geliştiren eğitim ve öğretim ortamından yoksun bir ülke. Çocuk-medya ilişkisinde kuşakların eğilimleri göz ardı edilerek ne yeni çocukluğu, ne geleneksel ve yeni medya arasındaki farkı ne de medya gerçeğini kavrayabiliriz.
I. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi’nde görev yapacak 9-18 yaş arasında 115 Çocuk Delege’nin görüşlerinden oluşan bu kitap Türkiye’de alanında hazırlanmış ilk çocuk ve medya görüşü kitabıdır. Bu kitapta görüşleri yer alan çocuklar Kongre’de yalnızca görüş açıklamayacak. Çocuk Komisyonları’nda raporlarını hazırlayacak ve Kongre Genel Kurulu’nda sunacaklar. Kongre Genel Kurulu’nu ise Çocuk ve Yetişkin Divan Başkanı ve Divan Üyeleri birlikte yönetecekler.
Çocuk Delegeler Kongre’nin açılışından kapanışına kadar Yetişkin Delegeler ile eşit oy hakkına sahip olacaklar. Kongre’de önce
çocukların hazırlayacağı bildiri okunacak. Bir sonraki Kongre’ye kadar 9-18 yaş grubu çocuklara yetki ve sorumluluk verilmesi amacıyla
15 üyeden oluşacak Çocuk ve Medya İzleme Kurulu seçimi de yapılacak.
Çocuklar, medya ile ilişkilerini bir saklambaç oyunu olarak algılamıyorlar. Medyadan korunmak yanında yararlanmayı da önemsiyorlar. Bu
konuda çocuklara daha çok güveniyorum. Bunun için de önce çocukları dinlemeye hazır olmalıyız.
Medya okuryazarı bir ülke olabilmemiz için daha büyük bir hayalim var: Çocukların başlatacağı ve kararların yetişkinlerle birlikte
alınacağı çocuk ödevlerini gerçekleştirmek. İşte o zaman, Çocuk Delege seçilen 15 yaşındaki Derya Koç’un bu kitaba adını verdiğimiz başlıkta hatırlattığı gibi: Önüm, Arkam, Sağım, Solum Medya: Sobelenmeyeceğiz!..
 
Mustafa Ruhi Şirin
Çocuk Vakfı Başkanı
Kongre Genel Yönetmeni

 
 
 
Künye Bilgileri
 
Çocuk ve Medya Çocuk Görüşü Kitabı – 1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi
Hazırlayan: Mustafa Ruhi Şirin
Çocuk Vakfı Yayınları
Türü: Medya
Yayın Tarihi: Kasım 2013
147 Sayfa
ISBN: 9789755220940
 
 
 
E-Kitap okumak için tıklayın