Bizimkiler: Müslüman Türkler

E-kitap okumak için tıklayın

Maturidi’ye göre akıl, insana verilmiş ilahi bir emanettir. İnsanlar akılları sayesinde güzel ve çirkini bilir, kendi varlığının kıymetini anlar. Kulun hata ve kusur işlemesi ise aklını kullanmayı terk etmesiyle gerçekleşir. Nitekim Allah akıl sahibi olanı muhatap almış, onu sorumlu tutmuştur. Aklı olmayanın ise dini bile yoktur.
“ Akıl, bilgi kaynaklarından biri, insana verilmiş ilahi bir emanettir. İnsanlar akılları sayesinde güzellik ve çirkinlikleri tanır, kendi üstünlüklerini onun sayesinde anlarlar. Kulun kusur işlemesi aklını kullanmayışı yüzündendir. ” Allah’ın emirleri akıllı olana hitabendir “. Allah’ın emirlerini anlayacak akıl seviyesine sahip olmayanlar, ilahi emirlerin dışında kalır, sorumlu olmazlar.”
Maturidi Kuran tefsirinde tefsir kelimesini değil, tevil kelimesini kullanmıştır. O’na göre tefsir Allah’ın kelamından anlaşılan şey hakkında kesinlikle hüküm vermektir. Fakat tevil, kelimenin (lafzın) ihtimallerinden birini tercih etmektir. Burada Allah’ı şahit gösterme ve kendi görüşlerini Allah’ın gibi sanmaya yer yoktur. Temelde mutlaklık değil, izafilik (görecelik) söz konusudur…
… Mutezile ve Kelam, farklı yollardan gitmiş, ama Tanrı ile akıl arasında ilişki kurmaya çalışmışlardı. Müslümanlar ne yapmalı idi. Diğer konularda olduğu gibi, Tanrı hakkında konuşmalımıydılar, susmalımıydılar. Daha önce benzer tartışmalar sonunda Yunanlılar susmaya karar vermişlerdi. Müslüman çoğunluk da aynısını yaparak, sustular.
Bu atomcu düşüncenin bilimle bir ilgisi olmadığı kesindi. Feylesoflar, bunu tatmin edici bulmadılar, zaten mantıkları gereği bulamazlardı. Feylesoflar, “ kelamın “ yaptığı gibi somut ve özel olaylara da bakamazlardı, onlar genel yasaların geçerliliğini arıyorlardı. Bir kere Tanrı herkes için aynı olmalıydı. Yoksa yaşamın anlamı anlaşılamazdı. Allah sadece Müslümanların Tanrı’sı olamazdı. Zaten bunun böyle olmadığını peygamber defalarca vurgulamıştı. Ne var ki son zamanlarda, Allah’ın algılanma biçimi, sanki sadece Müslümanların Tanrı’sı imiş gibi bir genel kanı yaratmıştı. Kavramı tekrar yerli yerine oturtmak gerekiyordu…

… Doğu Roma’nın mecburi iskana tabi tuttuğu toplulukların içinde Ermeniler önemli bir yer tutarlar. Bu politika gereği, Ermenilerin önemli bir kısmı Doğu Anadolu’dan İç Anadolu’ya nakledilmişlerdir…
… Ancak, dış politikada ” vefa ” hiç olmamıştı, olacağı da yoktu. Bulgarlarla kapışmış olan Doğu Roma’nın işine Ruslarla yandaş olmak geliyordu. Hazar devleti de zaten zayıflamıştı…

8. Kitap Hakkında

M.S. 860 ile M.S. 1030 yılları arasında 170 yıllık dünya tarihi anlatılmıştır.
Müslümanların genişlemesi Türkler, Doğu Roma ve Franklar tarafından durdurulmuştu. Müslüman İmparatorluğunda yağma geliri azalınca, merkezi yönetim zayıflamış, Halifeye gittikçe şeklen bağlanan emirlikler (küçük krallıklar) ortaya çıkmıştı. Bu sırada İsmaili mezhebi Mısır’da Yönetimi eline aldı. Artık iki halife vardı: Sünni Halifesi (Abbasi Halifesi) ve İsmaili Halifesi (Fatimi Halifesi). Mezhepler ve halifeler savaşıyordu.
Türkler Göktürkler’den sonra Uygurları ve daha sonra da Karahanlı devletini kurmuşlardı. Karahanlı Kağanı Müslümanlığı kabul etti. Karahanlılardan evvel, 300 yıl boyunca bir “ Dar-ül-İslam “ var olmuştu. Şimdi ise bu Dar-ül-İslam’ın dışında hem Müslüman ve hem de Türk bir devlet vardı. Karahanlı devleti, Türklerin Müslümanlığı kabulü açısından bir kilit taşıdır.
Arap-Türk savaşları herkese Türklerin ne yaman bir savaşçı olduğunu göstermişti. Şimdi Müslüman dünya askerlerini Türklerden oluşturuyordu. Türkler köle olarak küçük yaşta satın alınıyor, eğitiliyor ve asker yapılıyorlardı. Bunlara memluklar dendi. Müslüman ülkelerde güç böylece Türklerin eline geçti. Buradan da Türklerin İmparatorluklar dönemi başladı. Önce Gazne İmparatorluğu ortaya çıktı. Bunu Selçuklular takip edeceklerdi.
Doğu Müslüman Devletlerinde yönetim Sünnilerdeydi. Böylece yetişen köle Türkler de Sünni oldular. Türkler İmparatorluklar kurdukça bir yönetim sınıfı yani Ak Budun gibi algıladıkları Sünniliği takip ediyorlardı. Diğer Müslüman mezhepleri Türk iktidarlardan eziyet görmeye başlamışlardı. Ama Türklerin köle asker olmayan hakiki Kara Budunu hala Şaman dinindendi, gösterdiği sempati ise Şiiliğeydi.
Hazar Türk devleti de zayıflamıştı. Dağılmaya başladı. Hazar sadece Müslümanların önüne bir set çekmiyordu, aynı zamanda Türklerin Avrupa’ya akmasını da önlüyordu. Hazar (Hazer) zayıflayınca hem ondan kopan parçaların ve hem de Orta Asya’dan gelen Türklerin önü açıldı. Parçalanan Hazar’ın Yahudi Türkleri de Ukrayna ve Polonya’ya dağılacaktı.
Şaman Türkler çoktan Karadeniz’in Kuzeyini aşıp, Avrupa içlerine girmeye başlamışlardı. Tabii ilk olarak Balkanlara sarkıyorlardı. Doğu Roma İmparatorluğu şimdi Batıdan gelen Türklerin yoğun baskısı altındaydı. Bulgar Türkleri Tuna’yı aşıp, yerleşmişlerdi. Avarlar Avrupa’nın ortasındaydılar. Peçenekler Kuzeyden bastırıyorlardı. Kumanlar (Kıpçaklar) Kuzey Karadeniz steplerine adım atmışlardı.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de Macar-Türk konfederasyonu olan bir topluluk, Macaristan’a geldi ve yerleşti. Bunlar Avrupa içlerine yıkıcı, yok edici yağma akınları düzenlemeye başladılar. Avrupa’da artık Türk fobisi büyüyor ve çocuklar “ Türkler geliyor “ diye korkutuluyordu.
Bu Şaman Türk toplulukları bütün Savaşçılıklarına ve iman bütünlüklerine rağmen kendilerinden çok kalabalık olan, yerleşik Germen ve Slav toplulukları içinde eriyecek, çeşitli nedenler ile Şaman dininden çıkıp, Hıristiyan olacaklardı. Bu sırada birkaç on yıl için bile olsa, Şato Türkleri Çin’de İmparatorluğu ellerine geçirmişler, Çin’e hükmediyorlardı.

Batı Avrupa’da önce Marovenj, sonra Karolenj derken hem Katoliklik yerleşiyor ve hem de feodalite kurumlaşıyordu. Bu sırada Kuzeyden, İskandinav ülkelerinden Norman veya Viking akınları başladı. Bu akınlar sadece Batı Avrupa’ya değil, tüm Avrupa’ya yapılıyordu. Bu akınlarla gelenler, Karadeniz’in Kuzeyinde Slavlarla birleşince Rusların oluşması başladı.
Batı Avrupa’ya gelen Kuzeyliler, Fransa’da Normandiya’yı kurdular. İngiltere’de Sakson Norman mücadelesi başladı. Bu sırada sakin durumda olan Almanya İtalya ekseninde Papanın iş birliği ile Karolenj devleti canlandırılmaya çalışıldı. Ortaya Roma-Germen İmparatorluğu çıkmıştı. Fransa’da ise toprak rejimi değişiyor ve feodalite doludizgin kurumlaşıyordu. Kurumlaştıkça da Batı Avrupa’ya yayılmaya ve Avrupa’nın temel rejimi olmaya başladı. Yeni toprak rejimi ortaya zıhlı Şövalyeler de çıkarmıştı. Bu da Batı ordularının yapısını değiştirdi. Düzenin hukuk sistemi de “ Tanrı Barışıydı “.
Batı Hıristiyanlığının manastır sisteminde ise mevcut bozulma Cluny hareketi ile yeni bir düzene girmişti. Bu yeni oluşum ileride gerçekleşecek Rönesans’a giden kapıyı aralayacaktı.
Müslüman dini de kendine yeni yollar arıyordu. Suffilik gittikçe önem kazanmaya başladı. Bu yeni dini yorum, işkence ile öldürülmeyi de beraberinde getiriyordu. Ölenlerden biri Hallac-ı Mansur’du. Müslüman dünyada bir yandan Suffilik gelişirken bir yandan da ortaya filozoflar çıkmaya ve yeni dini yorumlar getirmeye başlamışlardı. Filozoflar, eski Grek filozoflarının tanrısı ve düşüncesi ile İslam Tanrı ve düşüncesini birleştirmeye çalışıyorlardı. Tabii bu sentez Suffileri de etkileyecek, tasavvufa giden yol açılacaktı. Müslüman filozoflar ortaya çıktıkça, Yahudi filozoflar da ortaya çıkıyordu. Bu iki dinin filozofları birbirlerini etkileyerek dinlerini geliştirmeye devam ettiler.
Zerdüşt dini Hıristiyanlığa yenilmiş ama esas ölümcül darbeyi Müslümanlıktan yemişti. Ama çok köklü ve sağlam bir inançtı. Birden teslim olmadı. Balkanlar’da Bogomil hareketi olarak şekillendi. Bulgarlar ve Doğu Roma İmparatorluğu, müştereken ne yaptılar ise, Bogomilleri tam olarak yok edemediler. Bogomil düşüncesi Bosna’da asırlarca yaşamaya devam etti.
Orta Asya’nın güneyindeki Türklere yağma için gidecekleri yer kalmamıştı. Onlar da Müslüman topraklarına girebilmek için Müslüman olmaya başladılar. Bu girenlerin arasında Oğuzlar da vardı. Oğuzlar Horasan ve İran’a dalarken içlerinden Selçuklu ailesi öne çıkmaya başlamıştı.
Bu tarihlerde Amerika kıtasında da önemli bir yerleşik İmparatorluk doğmuştu. Mayalar kendileri özgün bir yol tutmuş, ilerliyorlardı.
Japonya’da ise Şogun dönemi başlamıştı. Japon Şövalyeleri olan Samuraylar da iş başındaydılar.
Dönemin sonuna geldiğimizde ise Anadolu’ya ilk Türk akınları da başlamıştı.
Anadolu’ya ilk Türk akınları başladığında, Anadolu’nun hakimi Doğu Roma İmparatorluğuydu. Anadolu’nun Doğusunda Ermeniler Avrupa’ya ve Müslümanlara benzer tarzda pek çok küçük prensliğe bölünmüşlerdi. Ermenilerin kendi iç çelişkileri Doğu Roma’yı Ermeni topraklarını ele geçirmek için teşvik ediyordu. Ermeniler sık sık oturdukları topraklardan başka bölgelere sürülüyorlardı.

12 İsrail kabilesi Abas Abbasi Abdal Abdülmelik Abdürrezzak et-Türki Abhaz Abhazca Abraham N. Poliak Açık tarla Adelaine Adem Adriyatik Afganistan aforoz Afşin Aglabiler Aguateca Ağlebi Ah Puch ahir zamanda Ahkin Ahlat Ahsa ahuacán Aix-la-Chapelle Akasa Akdeniz Akheloos Akhun Akhunlar akıl Akitanya aklın yolu Aktamar akupunktur Alamanlar Alan Alanlar alautun Alayuntlular Alba Albania Alcuin Alexandros al-Feth b. Hakan Ali Ali in Muhammed Ali bin Talib Ali el-Hadi Ali-yyül Medeni Alkaevliler Al-Lat Almuş İlteber Alp geçitleri Alpler Alptekin Alsace Amid An Lu-shan Anadolu Anaksagoras Anastaso Anazarba Andlar angaryaya Anglosakson Ani Anjou Anna Antakya Antonin Apulia ara edencilik arabesk Aragon Aramut Aran Arap korsanlar Ardahan Ardanuç Ardenler Ardzuruni Aristo Arles Arm Arslan İliğ Arslan Karahan Arşidük Arşövek Artuç Artur Koestler Aryan asabiyesi Askıl Askold Asturias Asur aşk Aşkale Aşot Aşut Athanasios Athanasius Athos atomculuk Augusburg Avar Avarlar Avrupa Avşarlar Avusturya Ay Ayasofya Ayetullah
Ayetullah-ı Uzma Ayık sufiler Aynaroz ayyaruna Azak Azerbaycan Aziz Billah Aztek
B
Baalbek Baba İshak Babenberger Babur Şah Bacablar Bad Bagrat III Bagratoğulları Bağdat Bağdat Talmud Akademisi Bağdatlı El Cüneyt Bakırcılar baktun Balankanché Balasagun balché Balear adaları Balhan Balkanlar Barancar Bardas Phokas Bardas Skleros Bari baron Baron Kutschera Basarabya Basile Basileios Basilika Basit Charles Bask Basmıl Basra Baş İşhar Başkurt Başkurtlar batab Batı Türkmenistan Batıni Batum Bavyera Bavyera Bayakbak Bayındırlar Baytaş Beğdililer Behmenyar Beirut Bekr Belazuri Belh Benedikten Beneventum Beneveto Benoit Berberiler Berdaa Bergri Bermekiler Beş hanedan ve on krallık dönemi Beş uçlu yıldız Beşneviye Beylerbeyi Bilge Kül Kadir Han Bilgetekin Bin bir gece masalları Bingazi Bir sonraki Han sülalesi Birecik Biruni Bistami Bogomil Bohemya Bohemya Boleslas Bonampak Boris Han boyar Boyenler Boz-ok Brahman vezirlerini Brandenburg Bremen Brotonya Buda sutraları Buğra Buğra İliğ Buhara Buka Bulak Bulgar Bulgarakton Bulgaristan Bulgarophigon Burgonya burh Buşi Büğdüzler Büveyhoğulları Büyük Alfred Büyük Ayı Büyük Moravya Büyük Otton Büyülü Daire Byblos
C
Cabir İbn Hayvan Caesarea Cahiz Campeche Canute Carpet Carpetler Castas Caste Causantin Cebrail Cend Cennet Cenova Ceyhun Ch’a Chaak Chaqu Charlemagne Charroux Chiapas Chichancanab Chichen İtza Chontal Chorti Christophoros Chuj Cinnamus Cluny Cocom Cologne Comalco condottiere Constantinopolis Constantius Copán Corm cour Cucenler Cumhuriyet Cumul Cüneyt Çaganiyan Çağrı Beydir Çang Yi-ç’ao Çaruk Çavuldurlar Çekler Çepniler Çerkezler Çiğil Çiğiller Çin Çu vadisi Çud Çur
D
Daimyo Dalmaçya Damascus Danimarka Dans Dara Dar-ül-İslam David Davut bin Ali De Administrando De Ceremoniis aulae Byzantinae Dede Korkut Dedets Demetrias Demir Aşot deprem Derebeylik Despot Deve Diete Dihistan dihkan Dihkanlar Dir Diyar-Bekir Diyar-Mudar Diyar-Rebia DNA Dnyeper Dodurgalar Doğu Anadolu Doğu Roma Dominiken Don nehri Dos Pilas Dögerler Dubrovnik Dulluk Dunnottar şatosunda düello Dürziler Dvin
E
Ebu Abdullah Hüseyin Ebu Abdullah Masumi Ebu Bekr el-Bakillani Ebu Bekr Muhammed İbn Zekeriya er-Razi Ebu Cafer et-Tahavi Ebu Dülef Ebu el-Hassan İbn İsmail el-Eşari Ebu Hanife Dinavari Ebu İbrahim Ebu İshak İbrahim Ebu Mansur el-Maturidi Ebu Muhammed Methi Ebu Nasr el-Farabi Ebu Yakup es-Sicistani Ebu Yezid Ebu Yezit Bistami Ebûl Ala el Ma’arri Ebulkasım Muhammed Kaim Ebül Abbas Zevkeri Ebül Maali Edinbourg Edith Edward Ege ehl-i Hadis El Harizmi El Mütenebbi Elbe el-Biruni El-Cüzcani Eleşkirt El-Ezher el-Fıkıh ül-Ekber el-İdrisi El-Kindi el-Maturidi el-Mutemid El-Tevhit Emesa Emeviler
Emirlik Enel Hak Epanagoge Epi-Olmec Erciş Erdel Ermeni Ermenistan Ertaş Ertun Eski Kahire Eskimo Eşari Etelköz Etienne Etrüsk Eudikia Eymürler Eytamı Hams Ezgiç
F
F.Gonzales Farabi Fars Farsça Fatımi Fatımiler Fatma felsefe feodal feodal rejim Fergana Feylozof fıkıh Fırat fief Fihrist fildişi Filistin Filocales Fin Fince Fin-Ugor Firavun Firdevsi Fortriu Frank Fransa Fransisken Frisonlar Fujiwara Furstat Fustat Fütüvva
G
Gagik Galiçe Galiçya Gallo-Roman Galya Gamalı haç Ganj gaybubet-i Kübra gaybubet-i suğra gazi Gazneli Mahmut Gazneliler Gelibolu Genji Monogatari Genji’nin öyküsü Georgi
Germanya Germen Geza Gılzay Girit Got gök katından Gök Tanrı Gök-taş Göktürk Göle
Gucarat gulam güherçile Güneş Gürcistan Gürcü Güvercin Gerdanlığı Güzel Saçlı Herald
H
Haab Hacer-ül Esfed Haçik-Gaik Hadım Bringas Hadramut Hadrien Hakan Beh Hakim
Hakkari Hakon Halach Uinik Halaç Haleb Halife Halife Muktedir Halk halka Hallac Hallac-ı Mansur Hamdaniler Hamedan Hami Hamidüddin Kirmani Hamza Han Hanbeli Hanefi haraç Harald Harfarg haram Harici Harizm Harizmliler Harput Harran Harun Hasan el Askeri Ali bin Muhammed Cevat Hasanoğulları Hatti Hayber geçidi Hayyanoğullarını Hazar Hazaran Heian Heinrich Henry Herzog Hıristiyan Hırvatlar Hicaz Hilal es-Sabi Himerios Hindistan Hindu Hindu-şahi Hint-Avrupa Holcan Okot Honduras Horasan Horus’un gözü Hotan Hotanlı Hovhannes Hrolf Huang Huang Ch’ao Hududu l-alam Hugues Carpet huipi Humaydiye Hun Hunab Ku Hungaria Hunlar Hübel Hüccetullah Hüseyin Hüseyin bin Mansur Hüseyin-i Züd-dema hüsün-kubuh
I
I. Henri Idulb Iğrak Ihşid II. Domnall II. Louis II. Romanos III. Aşot III. Mihail Islık Itzalar Itzamna İbn Abdu Rabbihi İbn Bacce İbn Fadlan İbn Haldun İbn Hanbel İbn Hazım İbn Hazm
İbn Heysem İbn Kuteybe İbn Misk a-veyh İbn Nedim İbn Rust İbn Rüşt İbn Sina İbn Tulun İbn Zeyle İbni Havkal İbrahim Yınal İbraniler İdrisi İgnatios İgor İğdirler İhşadi İhvanü’s-Safa İkona İkta İle-de-France İli vadisi İlteber inak indominicata İndus İngiltere İoannes
İoannes Kurkuas İoannes Tsimiskes İoseph Bringas İrlanda İskandinav İskender İskit İskoç İskoçya İslam İsmail İsmailliler İspanya İsrail Arslan Yabgunun İstahri İstanbul Üniversitesi
İsveç İsveçliler İşhar İtalya İtil İxil ixim İzlanda
J
Japon Japonya Jehol Jomsvikings Jüpiter
K
kaan Kabar Kabe Kabil Kadir Kafkasya Kağan kahin K’ai-fong Kaim kakao Kakchi Kaket Kalabria Kalamati Kamnicté kana Kan-çou Kandiye Kangarlar Kansu Kapadokya Kapıbaşı
Kapuğ başlar er Kaqchiquel Kara Balgasun Karadeniz Karaevliler Karahanlı Karait Karait Yahudileri Karakum karasaban Karayip Karkınlar Karluk. Karluklar Karmatiler Karolenj Karpat Kars Kastamonu Kastilla Kaşgar Kaşkarlı Mahmut Katalonya Katasirtai Katip Katip Çelebi Katolik Katrun – Neda katun Kay kaya mabetlerinde Kayılar Kayrevan Camisi Kays
Kelam Keldani Kelime-i şahadet Kelt Kengeresler Kerbela Kerç Kereyit Kereyitler Kerson
Kerülen Keta Kıble Kınık Kınıklar Kıpçak Kıpçaklar Kırgız Kırgızlar Kıtay Kızıklar Kızıl Kızılderili Kızılderililer Kiche Kiev Kilikya Kimek Kiril Kirman Kitab üt-Tevhid Kitab’ül İşarat ve t-Tenbihat Klarcet Kobdo Konfüçyus konsil Konstantin Konstantinos Konstantinos Porphyrogennetos Kont Kont Robert Konuşan Haç Korent Korinthos Köylü Kremona Kriviç
Kucet Kudüs Kuenringer Kuhistan Kukulkan Kuman Kumanlar Kumanoi Kun Kura nehri
Kuran Kurtuba Kurtuba Camisi kuş-yılan Kut Kutsal ruh kül-erkin Kür Küropalat Küropalat David Kürt Kürt-Gyarmat
L
la Cruz Parlante Lacandón Ladino Larissa Leao-ho Lebedia Lech nehri Leh Leon Leopold Lewis L’i K’o-yung Liao Lidya Limni Litvanya Loltún Lombard Lombardlar Loraine Lorraine Lothaire Lothar Luitprand Lu-yang Lübnan
M
Macarca Macarlar Magdeburg Magistros magnetit Mağrip Makedonya Malatya Malazgirt malikane Malta Mam Manat Mançurya Mangışlak Mani Mansur Mansur b. Ali Manş Marki Mars Marsilya Matarka Mathura Maveraünnehr Maverdi Mavi Dişli Harald Maya Mayapán
Mayapan Konfederasyonu Mayence Maygar Medine Medreseler Mehdi Meksika Memlan memluk Menet Mengli Merien Merkitler Merkür Mervaniler Mervanoğlu Mesih Messina Mesudi Mesut meşailiğin Mete Methode Meymun bin Necib al-Vasıti Meyyafarikin Mezhep Mısır Mihail Mikail Mikhael Maleinos Mimari Ming-tsong Minyatürler Mistik Nikolaos Mişel Mitnal Moche Moğolca Moldavya molla hiyerarşisi Mongor Monza Moravlar Moravya Mu’tezi Muhammed Muhammed el Afşin Muhammed el-Mehdi bin el-Hassan Muhammed-il Aksasi Muhtedi Memlükler Muizz Lidinillah Mukaddisi Muktadir Billah Munis el-Hadim Muntasır Murasaki Shikibu Musa bin Abdülkerim Musa Yabgu Musevi
muska Mustain, Muş Muşeğ Mutamid Mûtazıd Mutezile Muzar Müdrari Müslüman Müslüman korsanlar Mütevekkil mütezile Myriobiblon
N
nacom Naharar Nakip Napoleon Nasr Nasturi Navarra Navarre Nayman Nazar Nazareth Nesimi Nesturi Neustria Nice Nicolas Nikephoros Phokas Nikolaos Nil Nişapur Nizamülmülk
Normandiya Normanlar Norveç Novella Novgorod Nusaybin Nusayri Nübya
O
Oder Oğulcak Kadir Han Oğuz Oğuz Han Oğuzlar Ohri Oleg Olga Olmek Oltu onghan Onogur Ordos Orhon Orleans Ortadoğu Ortodoks Ortodoks Ortodoksluk orun ve ülüş Osetler Osmanlı Ostarrichi Oxlahuntikú Öbür dünya Ödeve bağlılık ordusu Ömer bin Abdullah Ömer Hayyam Öngüt Ötügen Özbekistan
P
Palenque Panama Paris Pasinler Pataren patí Patrik Photios Paulicien Paulikianlar Pavia Pavlaki Pavlikian Peçenek Peçenekler Pelasg Pencap Peşaver Peten-Yucatan Petro Peygamber Philateros Photios Piast Pict pictun Piramit Piskoposluk pişmiş tuğla Piza Platon Pliska Pokomam Pokomchi Polonya Polovtsi Polyan Polyeuktos Popol Vuh Popti potasyum nitratı Pozen Poznan Prag Preslav Prespa prokiron Provence Provens Prusya kralı psiko-somatik Punka Laguna Pusula Putun Puuc Qanjobal Quelccaya buzulu Quintana
R
Roo Raban Rakka Razi Real Rebia Regium Reich Ren resim Revvadi Revvadi Muhammed bin Şeddat Revvadiler rex Rey Rhein Rhin Ribat Robert Robertien Rollo Roma Roma Germen İmparatorluğu Romanos Lekapenos Rouen Rudeki Ruhül-Kudüs Rurik Rus Ruslar Rutbil Rüstemi
S
Saadya bin Yusuf Sabar Sacoğlu Sacoğlu (Sacid) Yusuf Sacoğlu Afşin Sacoğlu Emin Yusuf Saffari sakallı yılan Sakız adası Saksonya Salgurlar Salih Samani Samaniler Samarra Samsat Samsun Samuel Samuray Sardunya sarhoş sufiler Sarı Uygurlar Sarkel Sasani Satuk Buğra Satürn Saxe Sebüktekin Sefarad Seistan Selanik Selçuk Selçuklular Selefiyye Selenga Selman
Sembatoğlu Semender Sempad Senyör Serfler Severyan Seyfüddevle Seyit Battal Gazi Seyyid Sırp Sibirya Sicilya Sidon Sihirbaz Silistre Silvan Simbat Simcuri el-Davati Simeon simonie Sind Sirakuza sirk koşmak Sirmium Sis Siuni Skandinavlar Slav Havarileri Slavlar Slovak Sloven Sofya Soğdlu Song Sonraki T’ang Sorab Stamm Stefan Stephanos Stylianos Zautzes Suab Subaşı Sudan Sufi Sugur Suli Sumaysat Sung Suriye Suruç Suvar Suzdal Sübaşı sü-başı Süleyman’ın mührü Sümerce Sünni Svastika Sveyn Svyatoslav Şah – Vezir Şaman şansölye Şato Şatolar Şeddadi Şehname Şeriat Şeyh Bedrettin Şihabeddin Kutalmış Bey Şii Şiiler Şirvan Şişman Şogun Şövalye
T
T’ong-kuang Tabasco Taberi Taglib Tahiroğulları T’ai-yuang Talas Talmut Tamantarhan T’ang Tangut Tanrı Tanrı Barışı Tao Taoist Taormina Tapugçı Taron tasavvuf Tatar Tavgaç Tavrud Tefekkür Tekman Tel-Aviv Teselya tevhit tevil Tevilat ül-Maturiyyeti fi Beyani Usuli Ehlis-Sünneti The Tale of Genji Thema Thematon Theodora Theophanen Theophano Thuringen tianguis Tiberias Tibet Tiflis Tikal Timuroğulları To-ba Togan Toharistan Tojolabal Toksurmiş Tolonoğlu Ahmet Toltek Tolunoğlu Tork Toros Toroslar Toskana Toy Trabzon Trakya Treve Tridat Tripoli Trubadur Tugaç Tuğrul Bey Tuhsi Tuhsiler Tula Tuna Tuna-Tisa Tunus Turfan Turgişler Türk köle Türkçe Türkler Türkmen Türk-şahiler tütsü Typikon Tzeltal Tzolkin Tzotzil Tzutujil
U
Ubeydullah Uluğ Tengri de Kut Bulmuş Alp Külüg Bilge Kağan Upsala Ural dilleri Urfa Usul it-Tevhid Uto-Aztek Uxmal Uygur Uygurlar Uz Uzza ücretli asker üç-ok Üniversite
V
vaftiz vahiy Van Vanand vanghan Vareg Varegler Varna Vaspurakan Vatikan Vatsan vecd Vehhabilik Vehsudan Venüs Verdun antlaşması Ves Vezir VI. Leon VII. Constantinos VII. Konstantinos VIII. İoannes Vidin Vihra Vikingler Vitol Vladimir Vladimir Svyatoslaviç Volga Volga Bulgarları Von Grünebaum
W
Walk Wang Wartha way Wenzeslas Wessex Winchester Katedrali XII. Johannes
X
Xiu Xiular Yabaku Yağma Yağmalar Yağmur Yahova Yahudilik Yahya b. Zeyd Yakubi
Yakup Yaparlılar Yasevi yaşam ağacı Yaxché Yazırlar Ye-liu A-pao-ki Yemen Yenisey yeryüzüne yınal Yıvalar Yidiş Yogi York Yucatan Yula Yunanistan Yunus Emre Yusuf Yusuf Yinal Yüregirler yüz ayak
Z
Zahiriyye Zapotek Zaza zenc zenci Zerdüşt Zeus Zeyd Zeydi Zibetra zigurat Zoe Karbonopsina Zoque Zuzaniye

8. Kitabın içindeki konulardan bazıları şunlardır

Hazar Yahudi Dinini kabul ediyor
Batı Avrupa Parçalanıyor
Bakır İşçiliğinden Hükümdarlığa gidiş
Balkanlarda Feodalite
Paralı Asker Bela demektir
Seyyidler
Papa Patrik çekişmesi
İkta sistemi
Batı Avrupa toprak rejimi
Uygurlar yerleşik düzene geçiyorlar
Çin’de T’ang hanedanının sonu
İslamiyet Anadolu’ya giriyor
Samanoğulları
Cluny
Suffilik
Türkler Müslüman olmaya başlıyor
Oğuzlar
Batı Avrupa dağılıyor
Feylozoflar
Müslümanlık ve Büyü
İsmaililer
Balkanlar
Volga Bulgarları
Şato Türkleri
Bogomiller
Kutsal Mendil
Eşari
Farabi
Yahudi Filozof
Doğu Roma-Rus ittifakı
Karahanlılar
Battal Gazi
Gazneliler
Doğu Roma taht mücadeleleri
Anadolu Doğu Roma’da kalıyor
Selçuklular
Çin’de Song hanedanı
Kelam
Ruslar Hıristiyan oluyor
II. Basileios
Mayalar
Türk Boyları
Franklar
Şövalyeler
Batı Avrupa’da Savaş Anlayışı
Feodal düzen
Doğu Avrupa Yahudileri
İbni Sina
Durzilik
Nusayrilik
Macarlar
Bulgarlar
Anadolu’ya ilk Türk akınları

Künye Bilgileri

Bizimkiler 8. Kitap: Müslüman Türkler (Anadolu Merkezli Dünya Tarihi MS 860 – MS 1030)
Evin Esmen Kısakürek, Arda Kısakürek
Anadolu Merkezli Dünya Tarihi
Türü: Tarih, Dünya Tarihi, Genel Kültür, E-kitap Oku, E-kitap indir

 

E-kitap okumak için tıklayın