Bizimkiler: İki İmparatorluk

E-kitap okumak için tıklayın

Rönesans, Avrupa sanatına daha ustalıklı bir teknik ve daha değişik ifade verdi. Mimari hariç güzel sanatlar ve edebiyatta müthiş eserler yaratıldı. Ancak Rönesans aynı zamanda Avrupa halkını ikiye böldü. Her ülkede küçük bir sanatsever azınlıkla, onlara hitap eden bir sanatçı zümresi oluştu. Artistik bir eğilimden yoksun kalmış geniş halk kitlesi ise kendi zevkini muhafaza etti. Bunlara hitap eden eserlere de, biraz küçümsenerek, “ popüler “ dendi. Rönesans eserlerinin yanı sıra popüler heykeller, resimler, yanık türküler, kaba komediler, hikayeler, edepsiz şarkılar da yaratıldı. Popüler meraklısı, kültürsüz yığının içinde sadece halk yoktu, zenginlerin ve asillerin büyük çoğunluğu da bu guruba giriyordu. Sanatçılar veya sanat meraklıları yani sanattan anlayanlar, güzel sanatlar ve edebiyat alanında kendi zevklerini güzellik kuralları haline getirdiler. Bundan sonra tek saygı duyulan zevk azınlığın zevki oldu. Zevk azınlığın zevkiydi. Geniş halk kitlelerinin ne ondan haberi vardı ve ne de bir şey anlıyordu.

17. Kitap Hakkında

Osmanlı imparatorluğunda her ne kadar diğer tek tanrılı din mensupları baskı altında değildir dense de diğer tek tanrılı din mensuplarına uygulanan bazı ayrımcı kararlar vardı. Bu sırada Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde Sünni taassup artıyordu. Buna paralel içe kapanma da başlamıştı.

Ortodoks patrikliği Osmanlı imparatorluk çarklarının bir dişlisiydi. Alevilik ise Anadolu’da gerilemiş bile olsa Türk ve İran kültürlerini birleştirici bir etki yapmıştı.

Veziriazam Pargalı Damat İbrahim Paşa bilinmeyen kişilerce öldürüldü. Büyük bir veziriazamdı. Ölümüne Hürrem Sultan’ın sebep olduğu söylendi.

İpek yolunun deniz bacağının kimin hakimiyetinde olacağına dair Osmanlı Portekiz deniz savaşları başlamıştı. Osmanlı İmparatorluğu, talep üzerine, Hindistan Gucerat devletine donanma ve asker yolladı. Bu sırada Osmanlılar Yemen’i ve Habeşistan’ı ele geçirmeye çalışıyorlardı.

Avrupa’da devletlerin politikası değişiyordu. Roma Germen imparatorluğunun hiyerarşik düzeninden, ulusların eşitliği ilkesine dayanan denge politikasına geçilmişti.

Osmanlılar Macaristan’ın büyük bir bölümünü ellerine geçirerek onu merkeze bağlı bir eyalet yapmışlardı. Osmanlı ordusu öyle güçlüydü ki doğuda Safeviler, Batıda Kutsal Roma Germen İmparatorluk orduları onun karşısına çıkmaya cesaret edemiyorlardı. Herkes Osmanlı ordusu ile kedi-fare oyunu oynuyordu.

Osmanlı Asya ve Avrupa’da genişlerken, Afrika’da Etopya’ya da sarkmıştı.

Akdeniz iki imparatorluğu birden kaldıracak kadar büyük değildi. Preveze’de Osmanlı donanması İspanyol donanmasını aslında Kutsal Roma Germen Donanmasını yok etti.

Nereden bakılırsa bakılsın, Osmanlı İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu hakkını kimseye bırakmıyor ve bunun için gerekenleri yapıyordu.

Cezayir’i Barbaros Hayrettin Osmanlılara katmıştı, Trablus’u da (Libya) bir diğer reis Turgut Reis Osmanlılara kattı. Akdeniz nerede ise bir Osmanlı deniziydi. Bu deniz artık Osmanlı olmayanlar için güvenli bir deniz değildi.

İstanbul Müftülüğüne Ebusuud Efendi gelmişti. Bu zat verdiği fetvalarla bir yandan şeyhülislamlığı yerleştirir ve kuvvetlendirirken, diğer yandan Osmanlı yönetiminin Sünnileşmesinde ve Sünni direktif altına girmesinde önemli rol oynamıştı.

1553’de Kanuni Sultan Süleyman’ın yaşlılığı sırasında kendini tahtan indireceğini sandığı büyük şehzade Mustafa’yı öldürttü. Gariptir, Roma Germen İmparatoru Karl da oğlunu öldürtmüştü. Roma İmparatorları oğullarını harcıyorlardı.

Mustafa’nın ölümünden sonra ortada 2 şehzade kalmıştı. Selim ve Bayezid kapıştılar. Kanuni Selim’e yardım etti. Bayezid yenildi.

1566 yılında Kanuni Sultan Süleyman öldü ve yerine II. Selim padişah oldu.

Milano Habsburg yönetimine girmişti. Fransa Roma Germen imparatorluğu ile savaşa tutuşacaktı. Osmanlılardan yardım istendi. Osmanlıların da zaten İtalya’da gözü vardı. Batı Akdeniz’de Osmanlı-Fransız iş birliği başladı. Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Akdeniz deniz ve kıyılarının hakimiydi. Bu sırada Batıda İtalya savaşları sürüyordu.

Thomas More, Anne Boleyn’in İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekmişti. Bağlılık yemini etmeyi reddetti çünkü bunu Papa’ya karşı bir davranış olarak görüyordu. Tutumu nedeniyle idam edildi. VIII. Henry’e erkek çocuk veremeyen Ann Boleyn de zina ve ensest suçlaması ile kafası kesilerek öldürüldü. VIII. Henry manastır mallarına el koyup, satılığa çıkarmıştı. Oluşan sermaye İngiltere’de iktisadi bir devrime yol açtı. Ancak aynı zamanda köylülerin kentlere akın edip, işçi olmaya çalışmaları sonucunu doğurdu. Halk açtı. Mallara şiddet yoluyla el koymak istedi. Kanla bastırıldı.

Cromwell’in çalışmaları ile İngiltere ve Galler birleşti. Ancak VIII. Henry kan dökmeden duramıyordu. Cromwell’in de başı gitti. Nihayet 1547 yılında VIII. Henry öldü. XVI. Yüzyılın ortalarında hem Almanya’da ve hem de İngiltere de köylü isyanları çıktı.

Fransa’da da Protestanlık hızla ilerliyordu. Bu sırada Osmanlılar Fransızlara Kapitülasyon hakkını verdiler. Tüm Avrupa devletlerinin ağzının suyu akıyordu.

Calvin Fransa’dan kaçtı ve istek üzerine Cenevre’yi altı yıl yönetti. Calvin çok katıydı. Cenevre’de de pek çok insan öldürüldü.

Fransa, Carpet hanedanının yönetiminde hızla mutlakıyet rejimine gidiyordu. Fransa kralı o yere Tanrı tarafından ve tüm yetkileri kendi elinde toplayarak gelmişti. Feodaller bir bir krala tam tabi oluyorlardı. Bu sırada Hazine nasıl doldurulacaktı. Memurluklar satılmaya başlandı. Rüşvet ve irtikap devlet organlarında iyine gün ışığına çıkmıştı.

1540 yılında Cizvit teşkilatı kuruldu ve bu sayede Katoliklik silinip, yok olmaktan kurtuldu. Cizvitler genç beyinleri ele geçirmek için eğitime çok büyük bir önem verdiler. Kilise içinde ve dışında eğitimi tekellerine aldılar. Kolejler kurdular.

Engizisyon mahkemesi dehşet saçıyordu. İnsanlar acılar çekerek öldürülüyor, mahkeme adalet değil işkence dağıtıyordu. Herkes korku içindeydi. İspanya her yolu deneyerek Endülüs halkını yok etmeye çalışıyordu. Endülüs halkı ezilir ve zaman zaman isyan ederken, Osmanlılardan da yeterli yardımı alamıyordu.

Burjuvazi kuvvetleniyordu. Kral burjuvaziye, burjuva krala muhtaçtı. Şimdi ortaya iki tip asil çıkmıştı: Kılıç soyluları ve para soyluları. Zaman para soylularından yana işliyordu. Feodalite ile burjuvazi çekiştikçe de ortaya mutlakıyet çıkıyordu.

Avrupa’da Rönesans vardı. Michelangelo, Rafael, Leonardo Da Vinci, Benvenuto Cellini gibi müthiş sanatçılar yaşadılar ve eserlerini verdiler.

Rus Moskova knezliği, Kazan’ı aldı ve en az 900 – 1000 yıldır süren Türk varlığına son verdi Sonra’da Türkleri Hıristiyan ve Rus yapmaya koyuldu. Bu gittikçe bir kan davasına dönüşecek olan Rus- Batı Türkleri mücadelesinin başlangıcıydı.

Rusya Çar İvan yönetiminde hızla genişliyordu. Polonya’ya savaş açıldı. Rusya aynı zamanda eski asillerini de tasfiye ediyordu.

İngiltere’de VIII. Henry’den sonra tahta çıkan oğlu Edward zamanında Protestanlık çok ağır bastı. İngiliz kiliseleri bu günkü şatafattan uzak görüntüsüne büründü. Ancak Edward 15 yaşında veremden ölünce yerine ablası Katolik Mary tahta çıktı. Mary İspanya kralı Filipe ile evlendi. Ancak Filipe açısından bu zorunlu bir evlilikti, yoksa Mary’yi sevmek bir yana, hoşlanmamıştı bile. Mary saltanatının sonuna doğru çok kan döktü ve Kanlı Mary diye adlandırıldı.

Sonunda İngiltere tahtına I. Elizabeth geçmişti. Bu yetenekli yönetici İngiltere ticaret, denizcilik ve deniz aşırı sömürgeciliğin temellerini attı. İngiltere de burjuvazi ile soylular keskin bir sınıf mücadelesine girişmişlerdi. Elizabeth ile kapitalizm kazandı.

Roma Germen İmparatoru Habsburg hanedanından V. Karl (Şarlken) ölünce, Habsburg hanedanı ikiye ayrıldı. Oğlu Philippe İspanya’nın başına geçti, Kardeşi Ferdinand İmparator oldu.

1559 yılında İtalya savaşları bittiğinde Batı Avrupa’nın en güçlü ülkesi İspanya’ydı. İspanya için ise en değerli ülke Flemeng’di. Bu sırada Fransa kralı II. Henry öldü ve çocuk kral oldu. Fransa’da Guiseler ve Bourbonlar çatışması başlamıştı.

İnka’lar çocuk kurban ediyorlardı. İnka İmparatorluğuna dair bilgi kitapta anlatılmaktadır.

Meksika’dan Avrupa’ya çok ucuza mal edilen kıymetli maden akıyordu. Bu bütün ekonomik dengeleri alt üst etti.

Portekizlerin Amerika kıtasındaki topraklarında toprak sahibi Portekizliler ile Cizvit papazlarının menfaatleri çatışmaya başlamıştı.

Çin’de Wang-Yang-Ming, Çu Hi’nin etkisi ile eskiye saplanıp kalan topluma çıkış yolu göstermişti. Çin’de bunu anlamak Jendrinin işine gelmedi Buna karşın bu felsefenin Japonya’da çok taraftarı oldu. Çin’de gümüş, Japonya’da altın yoktu. Gümüş Çin’e, altın Japonya’ya akıyordu.

1570 yılında Osmanlılar Venedik’in elinde Kıbrıs adasını aldılar. Osmanlıların Kıbrıs üzerine sefer yapma kararında Yasef Nassi çok etkili olmuştu. Yusuf Nassi ayrıca bir Yahudi krallığı kurmak için de çok çalıştı.

Avrupa Kıbrıs’ın Osmanlılarca alınmasının acısı ile Osmanlı donanmasına saldırdı. İnebahtı’da Osmanlı donanması yok edildi. Ama Osmanlılar 1 yılda, daha güçlü bir donamayı denize indirdiler. Tunus’un tümü Osmanlıların eline geçti.

Fransa’da Katoliklerle Huguenotlar (Protestanlar) iyice kapışmıştı. 1572’de Paris’te Aziz Barthelemy gününde, Katolikler gece aniden Protestanlara saldırıp, büyük bir katliam yaptılar.

Avrupa’da enflasyon azmıştı. Krallar ordularını küçültmeye başladılar.

Çin kapılarını yabancılara kapadığı için kaçakçılık almış başını gitmişti.

Portekizliler Japonya’ya vardılar. Onların gelişi ile birlikte Güney Doğu Asya, Çin ve Japonya arasında büyük bir ticaret hareketi başladı. Bu arada Japonlar ateşli silahlarla da tanıştılar. Misyonerler Japonları Hıristiyan yapmaya çalışıyorlardı. Bu sırada Japonya’da Çay Seremonileri bugünküne yakın bir üslup kazandı.

Portekizliler eski kıtada gittikleri her yerde Müslümanlarla karşılaşmışlardı. Müslümanlık Hıristiyanların sandığından çok daha yaygın bir dindi.

1564 yılında Filipinlerde İspanyol kolonileşmesi başlamıştı. 1570’e gelindiğinde İspanyollar oraya yerleşmişlerdi. Pays-Bas (Flemeng) ise Guillaume d’Orange yönetiminde İspanya’ya isyan etmiş, bağımsızlık savaşı veriyordu. İç savaş sonrasında Pays-Bas federe bir burjuva devleti oldu.

Kopernik, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü iddia ederek, Hıristiyan Katoliklere büyük bir darbe indirmişti.

Hindistan’da Babür İmparatorluğu, Hümayun Han zamanında bir sarsıntı geçirip, kısa sürede kendini toparladı. Şimdi iktidarda Hümayun’un oğlu Ekber Han vardı.

Bu dönemde büyük bir mimar olan Mimar Sinan yaşadı. Yaptığı pek çok eser yanında ustalık eserim dediği Selimiye Camii de vardı.

Osmanlılarda III. Murat dönemine girildiğinde hala veziriazam Sokullu Mehmet Paşaydı. Ancak etkisi de gittikçe azalmaya başlamıştı.

17. Kitabın içindeki konulardan bazıları şunlardır:

Altın Kral
Wang-Yang-Ming
İnka Uygarlığı
Cezayir Yeniçerileri
Thomas More
Osmanlı İmparatorluğunda Müslüman Olmayanlar
Osmanlıda Sünni Baskı
Osmanlılarda İçe Kapanma
İstanbul Patriği
Fransızlarla Kapitülasyon
Pargalı Damat İbrahim Paşa
Taht İçin Baş Verme
Calvin
Venedik Osmanlı Bozuşması
Gucerat Seferi
Preveze Deniz Savaşı
Cizvitler
Macaristan Osmanlı Eyaleti
İmparatorluk Tacı Denize Atılıyor
Habeşistan’da Osmanlı Portekiz Mücadelesi
İspanya’nın zulmü
Roma Engizisyon Mahkemesi
Portekizler Japonya’da
Resmigeçit
Osmanlı Donanması Nice’de
Batı Avrupa’da Savaşlar
Amerikan Gümüş Madenleri
Barbaros Hayrettin Paşanın Ölümü
İngiltere Kralı VIII. Henry’nin Askerleri
Fransa Kralı
Kaç adet Roma İmparatorluğu
İlk Hıristiyan Samuray
Almanya Karışık
İngiltere’de İsyanlar
Çin’de Amida Buda
Çay Serenomisi
Ebusuud Efendi
Fas’ta Gelişmeler
Osmanlı İmparatorluğunda Kredi Mekanizmaları
Kapıkulu
Brezilya Zencileri
Devleti Ahlaklı Yönetmek
Batı Avrupa’da Mutlak Monarşiler
Hıristiyanlık Japonya’da
Trablusgarp Osmanlıların
Kazan Rusların
Tahta Çıkma Olasılıkları
Portekiz Sömürge İmparatorluğu
Evlat Katli
Katolik Mary
Osmanlı İran Mücadelesi
Harem Topkapı’ya Taşınıyor
V. Karl’ın Planları Bozuluyor
Ekber Han
Fuzuli
V. Karl İmparatorluktan Çekiliyor
Rus Vahşeti
Kuzey Afrika Osmanlı Yönetiminde
Avrupa’nın Hakimi İspanya
Anadolu Köyünde Toplumsal İlişkiler
I. Elizabeth
Saint Basil Katedrali
Ekber Şahın Yumruğu
İngiltere Kilisesi Şekilleniyor
Kanal Projesi
İskoçya Kraliçesi Mary
Obriçnik
Kanuni Sultan Süleyman’ın Son Seferi
İmparatorluk
Michelangelo
Rönesans’ın Etkisi
Çin’de Din Kargaşası
Sultan Süleyman’ın Ölümü
II. Selim
Hürrem Sultan
Avrupa’da Osmanlı İlerlemesine Yerli Halk Direnmedi
Osmanlı Alman Anlaşması Devam Edecek mi?
Astrahan Seferi
Yemen Sorunu
Selimiye Camii
İspanya’da Endülüs İsyanı
Yasef Nassi
Yahudi Devleti Kurma Çalışmaları
Kıbrıs’ın fethinde Nassi Etkisi
Kıbrıs Osmanlıların
İnebahtıİ
Osmanlı – İspanya
Benvenuto Celini
Barok
Aziz Barthelemy Katliamı
İnka’nın Direnci Bitiyor
Toprak Mülkiyeti Beyazlara Geçiyor
III. Murat

Künye Bilgileri

Bizimkiler: İki İmparatorluk (Anadolu Merkezli Dünya Tarihi 17. Kitap MS 1535 – MS 1575)
Evin Esmen Kısakürek, Arda Kısakürek
Anadolu Merkezli Dünya Tarihi
Türü: Tarih, Dünya Tarihi, Genel Kültür, E-kitap Oku, E-kitap indir

 

E-kitap okumak için tıklayın