Bizimkiler: Akıl

E-kitap okumak için tıklayın

John Lock’tan:

Yöneticinin otoritesi mutlak değildir ve karşılıklı itimat ile toplumsal sözleşme oluşturulmuştur. İktidar, kaynağını buna ve bu sürece borçludur. Bir yönetici, otoritesini, yönettiği insanların rızasına borçludur. Bu rıza ortadan kalkarsa otorite de yok olur. İnsanın hürriyeti ulusun rızası ile kurulmuştur. Yasalarla, bu güven kayıt altına alınır. Rıza aynı zamanda bu güvene ihanet eden yöneticiyi görevden uzaklaştırma hakkını da içerir.

Fransız Protestanlarının sonu:

Fransız Katolik hükümetinin Protestan Fransızlara yaptığı zulüm, işgal edilmiş düşman ülkesinde bile yapılmazdı. Bearn, Languedoc ve Poitou’da halkın büyük çoğunluğu Protestan’dı. Merkezi hükümet buralara “ çizmeli misyonerler “ veya başka bir deyişle Dragon Süvarilerini yolladı. Bunlar halkı Katolik yapmak için her türlü yetkiye sahiptiler. Evlere girip işkence yaptılar, kadınların ırzına geçtiler, halka yapmadıkları kalmıyordu…

Hapishaneler Huguenotlarla dolmuştu. Bunların çoğu kürek cezasına çarptırıldı. Fransa da Protestanlara yaşam hakkı yoktu.

Orta Avrupa:

Orta Avrupa ülkeleri üretimleri yeterli olmayan birer tarım ülkesiydiler. Feodalite oralarda hala çok güçlüydü. Servaj vardı ve özgürlüğünü kazanmış köylü sayısı çok azdı. Köylü üzerindeki angarya o kadar fazla idi ki köylü kendi tarlasını bile ekemediği zamanlar oluyordu. Angaryanın üzerine bir de vergiler, haraçlar köylünün belini kırıyordu.

Aristokrasi fırın, değirmen, sıkma aleti gibi üretim araçlarını tekeline almıştı. Yerel yönetimler elindeydi. Orduda ve yönetimde tüm makamlar aristokrasiye aitti. Kral soyluların kendine olan bağlılığından hoşnuttu. İngiltere ve Fransa’dan teknik gelişmeleri hemen alıyorlardı. Bu onlara dış görünüş olarak modern bir hava veriyordu. Halbuki aslında içleri bambaşkaydı.

21. Kitap Hakkında

Descartes, Harvey, Römer, Toricelli, Leibniz, Pascal ve diğerleri bilimsel teoriler kuruyorlar, ispatlar yapıyorlar ve tartışıyorlardı. Yani Bilim ilerliyordu. Bu bilim adamları Tanrı’ya inanıyorlardı ve Tanrı dünyayı dev bir makine olarak yaratmıştır diyorlardı.

Spinoza Ateist olarak kabul edilmişti. Ancak o Hıristiyan Tanrısı olmayan bir Tanrıya inanıyordu. Tanrı düşüncesinin kendisi de Tanrı’nın varlığını onaylamayı içeriyordu, çünkü var olmayan kusursuz bir yaratık kendi içinde çelişkiliydi.

Thomas Hobbes vardı. Devlet yurttaş ilişkilerini ele alıyordu. Ruh, melek, tanrı yoktur. Bunlar hayal ürünüdür diyordu.

John Lock aydınlatmanın ve liberalizmin babası oluyordu. O Amerikan ihtilalinin ve Fransız devriminin fikir zeminini oluşturmuştu. John Locke, XVIII. Yüzyılda sadece 4 yıl yaşamıştır, ama XVIII. Yüzyıl aydınlanmasının kurucusu kabul edilir. Çünkü o, akla göre davranmanın gereğini, çoğunluğa yaygınlaştıran ve kitleleri etkileyen ilk yazardır.

Sabbatay Zevi, 1676 yılında görünürde Müslüman olarak öldü. Korkunç haber, inancını yitirmiş olan taraftarlarını mahvetti. Hahamlar anısını yeryüzünden silmeye giriştiler. Sabbatay hakkında bulunabilinen bütün mektuplar, kitapçıklar ve risaleler yok edildi. Hala, Sabbatay’ın Mesihliğine dair olanlar pek çok Yahudi’yi utandırır. Sözünü etmek ağırlarına gider. Natan göre ise, O İslam dinine girmekle, kötülük güçleri ile ömür boyu sürdürdüğü savaşı devam ettirmişti. Bu sırada 200 aile Sabbatay Zevi’ye sadık kaldı, onun yolunda devam etti.

XVII. yüzyılın sonuna doğru, Osmanlı Yahudilerinden önemli sayıda insan Batı Avrupa’ya göç etti. XVIII. yüzyılın başlarında Yahudilik de kendine çıkış yolu arıyor, bazı Yahudi tarikatları teslis benzeri bir öğretiyi benimsiyorlardı.

1675 yılında, Balkanlar, hala, çoğunlukla, Osmanlıdan yanaydı. 1676’da Osmanlı veziriazamı Fazıl Ahmet Paşa öldü. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazam oldu. Bu sırada Ukrayna Kazakları Osmanlı güdümünden çıkıp, Ruslarla işbirliği yapmaya başladılar.

1674’de Fransa’nın saldırgan politikası sonucu, Fransa ile Kutsal Roma Germen (Habsburg) İmparatorluğu ve müttefikleri arasında savaş çıktı.

Fransa ticareti Cezayir korsanlarından çok çekiyordu. Bu sırada Fransa Protestanları üzerindeki baskıda arttıkça artıyor, dayanılmaz hale geliyordu. Sonunda Protestanların Fransa’dan kaçmaktan başka çareleri kalmamıştı. Bir yandan da Fransız yazarlarının başarısı sonucu, Fransızca hem gelişiyor ve hem de Latincenin yerine geçmeye başlıyordu.

1697’de Fransa ile Kutsal Roma İmparatorluğu ve müttefikleri (İngiltere vs…) arasındaki savaş bitti. Yenilen XIV. Louis, harcadığı paralar sonucu, bir de halkını açlığa mahkum etmişti.

İngiltere’de ortaya Tory ve Whig partileri çıkmıştı. Kral II. Charles har vurup harman savuruyordu. O para istedikçe, parlamento bir hak alıyordu. Böylece parlamenter rejim epey mesafe kat etti. Bu sırada tutukluların haklarını koruyan “ Habeas Corpus Act “ kanunu yürürlüğe girdi.

II. Charles’tan sonra tahta çıkan II. James Katolik’ti. İngiltere bu durumdan rahatsızdı. 1688 yılında, İngiliz sarayında kansız bir devrim oldu. Buna “ Şanlı Devrim “ denir. Stuartlar kovularak yerlerine onların yakın akrabası olan Guillaume d’Orange İngiliz tahtına çıkarıldı.

İrlanda da ise fecaat devam ediyordu.

Ruslara toprak kazandıran, Boyarlara baş eğdiren, servajı yerleştiren Rus Çarı Aleksey 1676’da öldü.

XVII yüzyılın sonunda Polonya (Lehistan) iyice zayıflamış, yabancı işgallere açık hale gelmişti.

Güney Amerika’da İnkalar İspanya sistemi ile bütünleşiyor ve Hıristiyanlığa kendi yorumlarını katıyorlardı.

Türkmenistan (Tarım Havzası) Galdan Han tarafından Cungarların hakimiyetine sokulmuştu. Galdan Han gün geçtikçe kuvvetleniyordu. Mançu bu kuvvetlenmeden rahatsızdı.

1681 yılında Osmanlılar Moskova patrikliği kurulmasını kabul ettiler.

1697’de İsveç tahtına XII. Karl geçti.

Orta Macaristan sorunu nedeni ile Osmanlı Avusturya Barışı bitti. 1683’de Osmanlı ordusu ikinci defa Viyana’yı kuşattı. Ancak kötü yönetim sonucu yenilerek, çekildi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa bozgundan sorumlu tutularak idam edildi. Savaş sürdükçe Osmanlı kuvvetleri yeniliyor, kaleler bir bir Avusturya’nın eline geçiyordu. Padişah Avcı Mehmet tahttan indirildi. Ancak yeniçeri kazan kaldırmaları bundan sonra da devam ediyordu. Bu sırada Avusturya ilerliyor, Balkanlar hareketleniyordu.

Dışarıda Osmanlı zor durumdayken, içeride Osmanlı tımar sistemi bozuluyordu. Celali isyanları da bu bozulmayı hızlandırıyordu.

Osmanlıların kötü gidişini durdurması amacıyla Köprülü Fazıl Mustafa Paşa veziriazam yapıldı. Bundan sonra Avusturya cephesinde Osmanlı galibiyetleri peş peşe gelmeye başladı. Ancak Fazıl Mustafa Paşa kısa bir süre sonra savaş meydanında öldü. Bundan sonra Erdel’de (Transilvanya) Osmanlı hakimiyeti bitti.

Osmanlı topraklarında, kıymeti daha yeni anlaşabilmeye başlayan çok büyük bir gezgin ve tasvirci Evliya Çelebi yaşadı. Hezarfen Hüseyin Efendi de tarih konusunda yazdı.

1695 yılında Osmanlı tahtına II. Mustafa çıktı. Hemen, siyasi program niteliğindeki bir Hattı Hümayun yayınladı. Bu Osmanlı imparatorluğunda ilk defa gerçekleşiyordu. II. Mustafa yönetim de düzeltmelere başladı. Malikaneler ortaya çıktı. Bu sırada savaşlar Osmanlıların lehine dönmeye başlamıştı. Avusturya kendine yeni bir komutan buldu. Bu Öjen Savoy’du. 1697’de Osmanlı kuvvetleri ağır bir yenilgi aldı. Bundan sonra Osmanlılar barış anlaşması yapmak zorunda kaldı.

1699 Karlofça anlaşması, tarihte ilk defa Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında Roma hukuk sistemine, prensip ve kurullarına göre inşa ettikleri bir anlaşmadır. Karlofça ile Osmanlılar Macaristan, Mora dahil ciddi toprak kaybına uğradılar. Rus Çarı Büyük Petro ise Azak kalesini alarak Karadeniz’e açılım sağladı.

Çin’de işler düzelmeye başlamıştı. Mançular Çin’e, Çin Mançulara ısınıyordu. 1697 Cungar hakanı Goldan öldü. Çin ise Batı Moğolistan’ı işgal etti. Ama Cungarlar Rabtan yönetiminde Türkmenistan’a hakimdiler.

Prusya kendini toplamış, durmadan büyüyordu. Rus tahtına ise Büyük Petro geçmişti. Çar her yönden Rusya’yı değiştirip, geliştiriyordu. Büyük Petro Rusya’yı imparatorluk yapıyordu. Çar Petro 1699’de Saint Petersburg kentini hayata geçirmeye başladı.

Kırgızlar uzun süredir Ruslara direniyorlardı. Daha fazla devam edemeyip, güneye doğru çekildiler. Ancak burada da Kalmuk hakimiyeti onları bekliyordu. Bu sırada, Cungar Çin savaşları sonuçsuz devam edip, gidiyordu.

Anadolu’da Türk dili ve kültürünün yayıldığı bir gerçektir. Ancak genetik veriler, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Türk geninin burada fazla yayılmadığını gösteriyor. Kendinizi “ Türk “ sayabilirsiniz, ama kökleriniz başka yere uzanabilir. Tabii burada, Anadolu’ya yapılmış olan Türk göçünün köken itibarı ile Oğuz Türklerine dayandığını ve Oğuz Türklerinin çok önceden Orta Asya Türklerinden genetik olarak ayrılmış olabileceğini hesaba katmak gerekir.

Dindarlığın getirdiği hışım ve zulüm çeşitli yerlerde devam ediyordu. Bu meyanda Amerika Massachusetts Salem’de pek çok kadın cadı diye öldürüldü ve öldürülmeye devam edildi. Hıristiyanlık kadınları yakmaktan özel bir zevk alıyordu.

1695’e doğru Hindistan’da Sihler silahlanarak Babür İmparatorluğu ile mücadeleye başladılar.

Japonya’da pahalılık almış başını gidiyordu. Halk eziliyordu. Pahalılığın esas kurbanları da samuraylardı. XVIII. yüzyıl başında Japonya’da bir yandan burjuvazi palazlanıyor, bir yandan da asiller (daimo ve samuraylar) fakirleşiyordu.

Kuzey Amerika’da Yerli koloni savaşları devam ediyordu.

Batıda ise hem düşünce ve hem de teknoloji gittikçe hızlanarak gelişiyordu.

1700 yılında Avrupa’da uzun süren ve önemli iki savaş birden çıktı. Bunların birincisi Fransa, Habsburg ve İngiltere’nin katıldığı İspanya Veraset Savaşı, diğeri Rusya, İsveç, Polonya ve Danimarka’nın katıldığı Büyük Kuzey Savaşıdır. 1701’de Prusya dukası kral unvanını aldı.

1703’de Osmanlı tarihinde Edirne olayı denen isyan patlak verdi. II. Mustafa tahttan indirilerek yerine III. Ahmet çıkarıldı. Bu yıl Osmanlılar da devşirme toplama işi de bitti. 1703’de Portekiz de İngiltere korumasına girmişti. Böylece Brezilya altını İngiltere’nin eline geçti. İngiltere 1704’de Cebeli Tarık girişine hakim oldu. İngiltere köprü başlarını tutmaya çalışıyordu.

1707 yılında Hindistan Babür İmparatoru Şahı Evrengzib öldü. Çok sofu biriydi. Yaptığı perhizler onu eritti. İmparatorluk hiç olmamış bir genişliğe ve hiç olmamış bir güce ulaşmıştı. Ama aslında Hindistan yakılıp, yıkılmıştı. Topraklar terk edilmişti. Mahratlar sindirilememişti, korkunç rakipler olarak boğuşuyorlardı.

1709 kışı Avrupa’nın geçirdiği en soğuk kıştı.

Mayıs 1709’da İsveç kuvvetleri Moskova üzerine yürüyerek Poltava kent ve kalesini kuşattılar. Burada yapılan savaşı kaybeden Demirbaş Charles, Osmanlı devletine sığındı.

1710 yılında yeni bir Osmanlı Rus savaşı başladı. Savaş 1711’de Prut’ta Osmanlı zaferi ile sonuçlandı. Rus çarı Petro paçasını zor kurtarmıştı.

21. Kitabın içindeki konulardan bazıları şunlardır:

Balkan Halkları Osmanlıdan Yana
İnka İşi Hıristiyanlık
Spinoza
İngiltere’de Siyasi Partiler
Keyfi Tutuklamalar Yasaklanıyor
Thomas Hobbes
Moskova Ortodoks Patriği
Karacaoğlan
Japonya’da Eşcinsellik
İkinci Viyana Kuşatması
Evliya Çelebi
Lock Somerset
Mançu-Çin Uyuşması
Hugenotların Sonu
İngiltere’de Kral Parlamento Çekişmesi
Rus-Çin Mücadelesi
Avusturya Macaristan’da İlerliyor
Partenon’un Yıkılması
Yeniçeri Kazan Kaldırıyor
Şanlı Devrim
Büyük Petro
Osmanlılar Zor Durumda
İngiltere’de Burjuva Hakimiyeti
Versaille
Osmanlı İmparatorluğunda Kentler
Osmanlı Dış Ticareti
Osmanlı Şiir, Edebiyat ve Müziği
Kırgızlar
Balkan ve Anadolu’da Türk Nüfusu
Y-DNA araştırması
Erdel İçin Çekişme
Hezarfen Hüseyin Efendi
Cadı Avı
Mucize Tanrı’ya Yakışmaz
Osmanlılarda Yahudi Azalması
Biyoloji Gelişiyor
II. Mustafa
Ruslar Azak’ı Alıyor
Lehistan
Fransızca Edebiyat Dili
Osmanlıların Ağır Yenilgisi
Petersburg
Racine
Karlofça Anlaşması
Macaristan Osmanlıların Değil
Ayan
Avusturya
Ekberiyet Usulü
Balkan Köylüsü Silahlanıyor
İspanya Tahtı
İsveç Demir Lokma
XVII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu
İngiliz Devrimi
XVII. Yüzyıl sonunda Avrupa
Kilisenin Otoritesi
Avrupa’da Toplumsal Değişim
Avrupa’da Devletin İşleyişi
Avrupa Orduları
Merkantil
İltizam
XVIII. Yüzyıl Fiziği
Çin Ahlakı
Makine İhtiyacı
İngiliz Kabinesi
Çin’de Ticari Önlemler
John Locke
Edirne Vakası
Portekiz İngiltere’ye Bağlanıyor
Brezilya
Prusya
III. Ahmet
Japonya
Yahudilikte Restorasyon Çalışmaları
Hindularda kıpırdanma
Britanya
Afrika
Haç Kervanı
En Soğuk Kış
Osmanlı – Rus Savaşı
Berkeley
Prut Muharebesi
Enerli Rumlar
Habsburg Mirası

Künye Bilgileri

Bizimkiler: Akıl (Anadolu Merkezli Dünya Tarihi 21. Kitap MS 1675 – MS 1711)
Evin Esmen Kısakürek, Arda Kısakürek
Anadolu Merkezli Dünya Tarihi
Türü: Tarih, Dünya Tarihi, Genel Kültür, E-kitap Oku, E-kitap indir

 

E-kitap okumak için tıklayın