Bir “Ustalık Dönemi” Eseri: Paran Kadar Sağlık

E-Kitap okumak için tıklayın

“ücretsiz” sağlık hizmeti denilen kamusal sağlık hizmeti, vergilerimiz ve sosyal güvenlik primlerimiz sayesinde devletten aldığımız hizmettir. Sağlık haktır, satılamaz!

Kira karşılığı lüks hastane yaptırmanın bize bedeli olacak mı?

Lüks hastanelerin özel şirketler tarafından yapılarak işletilmesi zaten var olan durumdur. Bu hastanelere, maliyetini karşılayabilecek durumda olanlar gidebilir. Ancak SGK’nın sağlık hizmeti bedelini ödediği, devlet hastanelerinin bu şekilde yaptırılmasının bedelinin nasıl ödeneceği belli değil. SGK Yasasına göre, hangi hizmeti karşılayacağına kurum kendisi karar veriyor. Ayakta hekim muayenesi, protezler, ortezler, ayakta tedavide verilen ilaçlar ve yataklı tedaviler için katılım payları ödüyoruz. Bugüne kadar “ücretsiz” olan Aile Hekimi uygulamasına da katkı payı geliyor. SGK Yasasının 73. Maddesi “Kurumca belirlenmiş standartların üstündeki talepleri karşılayan otelcilik hizmetlerinin” hizmeti alanlarca karşılanmasını kabul ediyor. SGK’nın “5 yıldızlı otel konforunu” karşılayamayacağını söyleyebiliriz. Bu durumda “devlet hastanesi” diye başvurduğunuz sağlık tesisinden iyileşerek çıkarken karşılaşacağınız faturalar sayesinde yeniden hastaneye yatmak zorunda kalabilirsiniz.

İhaleyi alan şirketlere devredilecek hizmetler nelerdir?

Morg, gasilhane, tıbbi destek hizmetlerinin de aralarında bulunduğu pek çok hizmet ihaleler ile devredilecek. Yasada ve Yönetmelikte sayılmasa da tüm ihale ilanlarında görüntüleme ve laboratuar hizmetleri de ihaleyi alan firmalara bırakılıyor. Kaldı ki şirketlerin bu hizmet ve alanları başka taşeronlara da vermelerinin önü açılıyor. “Hastanede rehin kalmak bitti” derken yeni uygulamayla artık morg ya da gasilhanede rehin kalabilirsiniz!

Kiralar nasıl karşılanacak?

Yasa ve Yönetmelik kiraların döner sermayeden karşılanacağını kabul ediyor. Kamu hastanelerinin döner sermayeleri, kamu sağlık çalışanlarının emekleriyle, kamu hastanesinden hizmet alan ücretlilerin primlerinden ve ayrıca ödedikleri katkı paylarından oluştuğuna göre bizden kesilen paralarla “kira” ödeyerek bizim giremeyeceğimiz hastaneler yapılacak diyebiliriz.

Hastanelerimize neler oluyor?

“5 yıldızlı otel konforunda hastaneler” için ihaleler yapılmaya başlandı. Şimdilik 12 şehir hastanesi projesi açıklandı. Mevcut devlet hastanelerinin de bu hastanelere taşınması planlanıyor. Hastanelerimizin ve sağlık sisteminin yapısı değişiyor. Hastanelerimize neler olduğuna ilişkin sorumuza Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “henüz düşünce aşamasında olan ve kamuoyunu ilgilendirmeyen yapım işleri” diyerek cevap vermedi. Kimlerin arazisine yeni hastaneleri yapıyorsunuz diye sorduk, ona da “özel hayatın gizliliğine girer” diyerek cevap vermedi.

Oysa yapılan ihalelerde devlet uzun yıllar için borçlanıyor. Kayseri için 137,73 Milyon, Ankara Etlik için 319 Milyon, Ankara Bilkent için 289 Milyon TL yıllık kira bedeli belirlendi. Üç ihalede toplam 745 Milyon 730 Bin TL’lik yıllık kiraya borçlandık. Bu rakam Sağlık Bakanlığı Döner Sermeye bütçesinin 20’de 1’i. İhale süreci devam eden projeler sırada bekliyor. Sağlık Bakanlığı 25 yıl boyunca bu hastaneler için kira ödeyecek. Sadece 3 proje için 25 yılda ödenecek toplam kira 18 Milyar 643 Milyon 250 Bin TL. İnşaat ihaleleri ile birlikte görüntüleme ve laboratuar hizmetlerinin de aralarında bulunduğu hizmetler de inşaat firmalarına devrediliyor. Sağlık Bakanlığının döner sermayesinden sadece bu üç hastanenin ön mimari projeleri için 600 bin Dolar harcama yapıldı. Kayseri projesinin hukuk danışmanlığı ihalesi 2 Milyon TL’ye verildi. Tüm bunlar Kamu Özel Ortaklığı kapsamında yapılıyor.

Kamu Özel Ortaklığı nedir?

Kamu özel ortaklığı (KÖO) Türkiye’de Yap-İşlet-Devret olarak bilinen özelleştirme yöntemine benzer. Ama bu sistemde, ihaleyi alan şirket hazine arazisi üzerine hastane yapar, bunun karşılığında kendisine işletmek üzere hizmet ve alan da verilir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı da 49 yıla kadar bu şirkete “kira” öder. Yani ihaleyi alan şirket hem binayı yapar hem bu binayı Sağlık Bakanlığı’na kiralar hem de kendine verilen hizmet ve alanları işleterek kâr elde eder.

Ücretlerden kesilen vergiler nereye gidiyor?

Türkiye’de 10 ücretliden kesilen vergiler 1 şirketin ödediğinden fazla! 2010 yılında vergilerin yüzde 43’ü ücretlilerden tahsil edildi. Sayısı 5 milyona yaklaşan asgari ücretlilerden kesilen vergiler toplamı, aralarında Ford, Mercedes Benz Türk, Oyak Renault, Arçelik, Yapı Kredi, HSBC, Aygaz ve Petrol Ofisi’nin de bulunduğu Türkiye’nin “90 dev firmasının” ödediği vergiye eşit. Yani Türkiye’nin kamu maliyesi ücretlilerin sırtında. Kiralar döner sermaye ile karşılanamazsa zaten ücretlilerden tahsil edilen vergilerimizle “kira” ödeyerek bizim giremeyeceğimiz hastaneler yapılacak demektir.

Sonuç olarak, “ücretsiz” sağlık hizmeti denilen kamusal sağlık hizmeti, vergilerimiz ve sosyal güvenlik primlerimiz sayesinde devletten aldığımız hizmettir. Sağlık haktır, satılamaz!

Künye Bilgileri

Bir “Ustalık Dönemi” Eseri: Paran Kadar Sağlık
Türk Tabipleri Birliği
Türü: Sağlık, Sağlık Bilimleri, Sağlık Politikası, Sosyal Politika, E-kitap İndir, E-kitap oku
Yayın Tarihi: Ocak 2012
4 Sayfa
ISBN:

 

E-Kitap okumak için tıklayın